CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır’a giderek ‘helalleşeceğini’ söyledi.
Medyascope’ta Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtlayan CHP lideri, “Diyarbakır hapishanelerinde anılar yayınlandı. Roboski’de gencecik çocuklar öldürüldü” dedi.
Altı muhalefet partisinin birbirine güveninin tam olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, istifa eden Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün daha önce istifa etmesi gerektiğini ifade etti.
‘Belge yağıyor’
CHP liderinin açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
* Bizim yaptığımız çağrımız tuttu. Bize yağmur gibi belge yağmaya başladı. Biz bu belgeleri tabii hemen kamuoyuyla paylaşmıyoruz. Araştırmamız gerekiyor, ek belgeler var mı yok mu diye. Ben aslında o çağrıda bürokratların direnmelerinin devlet için ne kadar önemli olduğunu ifade etmeye çalıştım. Milletvekillerimiz önümüzdeki süreçte bu belgeleri parça parça kamuoyuyla paylaşacak. Belki bazılarını TBMM Genel Kurulu’na taşıyacağız, tutanaklara da geçmeli bunlar.
* Diyarbakır’a gideceğim. Diyarbakır hapishanelerinde anılar yayınlandı. Roboski’de gencecik çocuklar öldürüldü. Ölenler geri gelmeyecek ama bu ailelerle helalleşmemiz gerekmiyor mu? “Yanlış bir karardı” demeyecek miyiz? Diyarbakır’a gideceğim, Diyarbakırlılarla kucaklaşacağım, helalleşeceğim onlarla.
* TÜİK Başkanı, “Ben kul hakkı yemem” dedi. “Sayın Erdoğan’ın talimatıyla ifade ediyorum, kul hakkı yenmesine izin vermem” deseydi görevde kalabilirdi. Kendi özgür iradesiyle kul hakkı yemeyeceğini söyleyerek sıkıntıyı dile getirdi ve ondan sonra görevine son verildi. TÜİK başkanını, “Kul hakkı yemem ben” diyen noktaya kim nasıl getirdi? Asıl üzerinde durulması gereken nokta o.
‘Tak diye görevden aldılar’
* “Kul hakkı yemem” dediği için tak diye görevden alındı. Çünkü ben de adım gibi eminim kapıya kilit vurulmasının talimatını veren saray. TÜİK başkanının onu yapması, eminim onun vicdanında fırtınalar yaratmıştır. Kendi internet sitesinde TÜİK’in kapılarının açık olduğunun ifade edilmesine rağmen böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldık.
* Bir başka önemli nokta da şu: Enflasyon rakamlarını düşük göstermek ne demektir? Memura, emekliye, işçiye daha az aylık ödenmesi demektir. Bunun çok ağır vebali vardır aslında. İnsanları eziyorsunuz siz yanlış bilgi vererek. Umarım önümüzdeki süreç içerisinde çıkar kamuoyuna TÜİK Başkanı bir açıklama yapar. Saraydaki zat ne kadar güçlü hissederse etsin, bu toplumun bir vicdanı var.
* Sayın Gül’ün Adalet Bakanlığı sürecine baktığımızda diğer bakanlar gibi tavrı yoktu. Daha sakin, sağduyulu, olaylara daha soğukkanlı bakan bir profil çiziyordu. İstifasının arkasında hangi gerekçelerin yattığını üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyoruz ama benim bunu dillendirmem çok doğru olmaz. Görünen tablo şu; otoriterlik eğilimleri giderek artan bir yönetim var o yönetimin, güçlendirilmesine yönelik adımlar atılabilir bu süreçte. Kimi getirirse getirsinler, en yukarıdakiler neler yaparlarsa yapsın, biz bu ülkeyi gerçekten değiştireceğiz demokratik yollarla. Halkın sağduyusuna güveniyorum.
‘Keşe daha önce istifa etseydi’
* Sayın Gül keşke daha önce istifa edebilseydi. Yargıtay süreci var, İstanbul cumhuriyet başsavcısının önce Yargıtay üyeliğine, arkasından AYM üyeliğine seçilmesi hukuk tarihimizin kara bir sayfasıdır. Böyle bir sayfayı adalet bakanının yaşamaması gerekirdi. “Ben adalet bakanıyım, böyle bir rezaleti ben görmek istemiyorum” diyebilmeliydi. O zaman çok daha fazla büyürdü. O zaman biz anlardık ki adalet bakanı gerçekten de vicdan sahibi bir bakan, gerçekten de adaleti savunan bir bakan…
* Diğer liderlerle konuşuyoruz, önemli bir şey olunca telefonda konuşuyoruz. Karşılıklı güveni tesis etmiş durumdayız. Siyaset dediğimiz şey güven zemini içinde olmalı. Altı partiyle iletişim kuruyoruz. Hiç kimsenin tahayyül edemeyeceği güzel bir uyumu sağlamış vaziyetteyiz. Önemli olan genel başkanları tavrı ve tutumlarıdır. Milletvekillerinin zaman zaman farklı görüşleri dillendirmeleri mümkün. Sayın milletvekilimiz Ahmet Çelik’le de konuştuk zaten.