Meclis muhalefeti, iktidarın tercihlerini salt “iş bilmezlik”, “liyakatsizlik” olarak yaftalayarak onun zayıflayan hegemonyasını yeniden kurma taktiğini hafife alıyor. Hal böyle olunca da, şimdilerde homurdanan “iş dünyasına” seslenmeyi, piyasanın “rasyonalitesine” işaret etmeyi, sermayenin “aklına” sığınmayı muhalif bir siyaset zannediyor. O “aklın” 20 yıldır mevcut iktidarı nasıl büyüttüğü unutuluyor. Kârını katlayan sermaye gruplarının belleğimize kazınan şuh kahkahaları sineye çekiliyor. “İktisat biliminin kurallarına dönülmeli” diyen patronların, piyasadaki belirsizlik giderilse, iktidarın “tek ücret” politikasının en büyük destekçisi olacakları gerçeği es geçiliyor. Bize bir güçlendirilmiş parlamenter sistem bir de “Derviş” lazım diyerek ortada dolaşanlar halkın taleplerini siyasetin vasatına, piyasanın insafına terk etmeye ikna olmuş gibiler.