İsrail adına casusluk yapmakla suçlanan 16 kişi hakkında 20'şer yıla kadar hapis istemiyle dava

İsrail gizli servisi adına faaliyet göstererek uluslararası casusluk suçunu işledikleri gerekçesiyle tutuklanan 16 kişi hakkında 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

İstanbul başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, ‘istihbaratın tanımı ve istihbarat çarkı’ ile ‘devlet sırrı’ tanımlaması yapılarak, ‘devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme’, ‘siyasal veya askeri casusluk’, ‘devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama’ ve ‘gizli kalması gereken bilgileri açıklama’ suçlarına ilişkin hukuki değerlendirmelere yer verildi.

Tespit edilen Ahmad Zaid isimli şahsın İsrail gizli servisinin saha sorumlusu olduğu ve Almanya’da bulunduğu vurgulanan iddianamede, gizli servisin Türkiye’deki Filistin uyruklu kişilerle irtibata geçerek, Filistin başta olmak üzere yabancı uyruklu şahısların, kurdukları sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini, sosyal hayatlarını, eğitim süreçlerini, yurt dışı bağlantılarını izlemek, işgale karşı direnen grupların Türkiye’deki faaliyet ve yapılanmalarından haberdar olmak için bu kişileri para karşılığı casus olarak kullandığı belirtildi.

Ödemeler kuryeyle yapılıyormuş

Tespit edilen kişilere ödemelerin kurye olarak belirlenen Abdulkadir Barakat tarafından yapıldığı aktarılırken, İsrail vatandaşı Zaid’in yurt dışında olması nedeniyle yakalanamadığı için dosyasının ayrıldığı kaydedildi. Tutuklanan Abdulkadir Barakat’ın organizasyon şemasının en üstünde bulunan Ahmad Zaid ile irtibat kurup casusluk faaliyetlerinin para transferlerine yön verdiği, el konan dijital materyallerindeki para transferlerini gösteren evrakın incelenmesi ve teşhis beyanlarından yola çıkılarak diğer şüphelilere ulaşıldığı ifade edildi.

Öğrenci ya da işçi görüntüsü altında

İddianamede, şu ifadelere yer verildi: “Türkiye’deki yabancı menşeli sivil toplum kuruluşları ile yabancı uyruklu şahısların gözetim altına alınıp kişisel verilerinin, adreslerinin, iletişim kaynaklarının, içinde bulundukları sivil toplum yapılanmalarındaki görev ve sorumluluklarının, sosyal ve siyasi eğilimlerinin, eğitim hayatlarının, ikamet noktalarının, irtibatlarının, yaşam şekillerinin, yurt dışında devam eden siyasi sorunlara dair bakış açılarının inceleme altına alındığı, kurulan şemada uzun yıllardır İsrail istihbarat servisine bağlı olarak çalışan casusların ifadeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, şüphelilerin talimatla Türkiye’ye gelerek öğrenci ya da işçi görüntüsü altında faaliyetlerine devam ettikleri anlaşılmıştır.”

Şüphelilerin ankesörlü telefon, internet tabanlı güvenilir iletişim araçları, gizli ve şifreli mail hesapları üzerinden irtibat kurdukları saha sorumlularıyla gerektiğinde yurt dışına çıkarak yüz yüze talimatlandırıldıklarına işaret edilen iddianamede, temin ettikleri milli güvenliği tehdit edecek bilgileri servis ettikleri anlatıldı.

Duruşma 8 Şubat 2022’de

16 sanığın TCK’nın ‘siyasal veya askeri casusluk’ konusunu ele alan 328’nci maddesi uyarınca ‘devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek’ suçundan 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamenin kabulüne karar veren İstanbul 22’inci Ağır Ceza Mahkemesi, dosyaya ilişkin tensip tutanağını hazırladı. Buna göre mahkeme, tüm sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verirken, tüm sanıkların duruşma salonunda hazır edilmesini hükme bağladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol Europol Sirene Daire Başkanlığı’na müzekkere yazılarak sanıkların adli sicil kayıtlarının istenmesine karar veren mahkeme, davanın duruşmasının da 8 Şubat 2022’de yapılmasını kararlaştırdı.