Ama buna tarihî anlamda “keşfetmek” denmez. “Keşfetme”, ardında başka türlü bir örgütlenme bulunduğu zaman “keşfetme” olur. Bunları ayrıca yazacağım. “İnanmak”tan söz ettim… Tarihin şu aşamasında birileri böyle iddialara nasıl, neden inanır? Bunun bir temel açıklaması var: İnanmak istediği için inanır. Zihin yapısı böyle şeylere inanacağı biçimde oluşmuştur.
Bu “biçim”i yaratan şey “kompleks”tir. Türkiye’de veya başka (ama öncelikle Müslüman) toplumlarda bu kompleksi hep görüyoruz. “Öncelikle Müslüman”, çünkü burada hem “din” gibi önemli bir etken var, hem de İslâmiyet’in bir zamanlar büyük bir medeniyet ve egemenlik kurmuş olmasının anısı –ve bugünkü, hiç de parlak olmayan durumun bilinci.
Yani, kısacası, Amerika’yı da Müslümanlar keşfetmiş olabilirdi –belki de onlar keşfetti! Niye olmasın? Peki, onlar keşfetti de, niye tarihe böyle geçmedi? Sözkonusu zihin yapısı bunun da açıklamasını üretmeye ve hemen kabul etmeye hazır: emperyalist (ve Hıristiyan) Batı’nın komplosu!
Bu kompleksten yola çıkıp, “Yok öyle şey” diyenlere de, “Siz Batı karşısında aşağılık kompleksine kapılmış kişilersiniz!” diye saldırabilecek bir güruh. Söylenecek daha çok şey var.