Sancar: Devlette suç imparatorluğu oluşturulmuş!

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisine yönelik kapatma davasının Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından reddedilmesi gerektiğini, davanın siyasi saiklerle açıldığını söyledi.

HDP lideri, eski MİT’çi Mehmet Eymür’ün açıklamaları için de “Söyledikleri yeni değil” dedi.

Fotoğraf: AA (Arşiv)

Meclis’te partisinin grup toplantısında konuşan Sancar, HDP’nin AYM’ye sunduğu savunmasını ve kapatma davasını değerlendirdi.

Partisinin savunmasını ‘demokrasi umudu ve inancını savunma manifestosu’ olarak tanımlayan Sancar, AYM’yi davayı reddetmeye çağırdı.

‘Minik bir parti’

Davanın MHP’nin talebiyle açıldığını söyleyen Sancar, MHP’yi ‘minik bir şey’ diye niteledi.

HDP lideri şu ifadeleri kullandı: “İktidarın küçük ortağı, işte ortak mı değil mi bilmiyoruz ama minik bir şey var, bir parti var. O da bir kampanya yürüttü. Yapılar da buna sessiz kalarak en azından yolu açtı ve yoğun kampanya sonucu açılan bu dava açıkça siyasi nitelik taşıyor.”

Kapatma davasının yalnızca HDP’ye yönelik olmadığını dile getiren eş genel başkan Sancar, davayı ‘darbe hamlesi’ olarak nitelendirdi. Partisinin savunmasının titizlikle hazırlandığını vurgulayan Sancar, savunma metnini ‘Türkiye’de demokratik geleceği, barışı, adaleti, savunma deklarasyonu’ olarak nitelendirdi.

Peker’e benzetti

HDP eş genel başkanı, Eymür’ün söylediklerinin yeni olmadığını, daha önce de benzeri açıklamalar yaptığını hatırlattı. Sancar açıklamaları Sedat Peker’in ifşaatlarına benzeterek, ‘karanlık‘ olarak tasvir ettiği durumla kapsamlı ve kararlı mücadele vurgusu yaptı.

Sancar’ın açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

* İktidarın küçük ortağı, işte ortak mı değil mi bilmiyoruz ama minik bir şey var, bir parti var. O da bir kampanya yürüttü. Yapılar da buna sessiz kalarak en azından yolu açtı ve yoğun kampanya sonucu açılan bu dava açıkça siyasi nitelik taşıyor. Bizim bunu uzun uzun anlatmamız gerekmiyor desek de tarihe not düşmemiz lazım. Bizim halkların vicdanına bunu göstermemiz lazım. İşte ön savunmamız tam da bunu gözler önüne seviyor. Ön savunmamız da taleplerimiz var, argümanlarımız var, gerekçelerimiz var.

Savunma değil deklarasyon

* HDP’nin kendini savunmasına da gerek yok. Yaptıklarıyla fikirleriyle halkla ilişkileriyle bütün gerçekliği de gözler önündedir. Herkesin görebileceği, görebileceği ve görmesi gereken bir büyük güçtür, bir büyük gerçekliktir. Ama yine de bir metin hazırlamamız gerekiyordu. Buna savunma demeye dilim varmıyor. Biz buna Türkiye’de demokrasi umudunu ve inancını savunma manifestosu veya bu umudu ve inancı, açıklama bildirgesi adını vermeyi belki daha doğru bir terim olarak tercih etmeliyiz. Evet, bu metin Türkiye’de demokratik geleceği, barışı, adaleti, savunma deklarasyonudur.

* Bir kez daha belirtelim; bu dava, Türkiye’nin demokratik gelecek inancını gerçek bir hukuk devleti olma umudunu, adalet özlemini zincire vurma hırsının bir ürünüdür. Anayasa Mahkemesi bu karanlık ve tehlikeli oyunu bozma imkânına sahiptir. Hem hukuksal gerekçelerle hem de vicdani sebeplerle bunu yapacak malzemeye yeterince sahiptir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi’nin esasa girmeden bundan sonraki aşamaları işletmeden davayı hemen şimdi bugünden reddetmesini istiyoruz. Talebimiz bu metinde ön savunma adını taşıyan bu metinde temel talebimiz budur. Anayasa Mahkemesi bu davayı hemen şimdi derhal reddetmelidir.

Mesele itiraf değil…

* Mehmet Eymür’ün bir röportajı yayınlandı. Söyledikleri yeni değil, daha önce de benzer şeyler söylemişti. “Bu röportajda dertliyim” diyor, “Cinayetlere ilişkin tanıklıklarım ciddiye alınmıyor” diyor. Devletin aleni şekilde insanları nasıl öldürdüğünü, nasıl işkence yaptığını, Gladyo denen kontra biriminin nasıl var edildiğini ve şekil değil mi çokça MİT mensubunun basın ve medya alanında nasıl yerleştirdiğini örneklerle anlatıyor. Kısacası son derece ağır suçlar işlendiğini itiraf ediyor. Evet itiraf ediyor ama yazdığı raporların, sunduğu belgelerin işlememesinin de işleme alınmadığından yakınıyor. Aslında burada önemli bir sorunun karşımıza bir kez daha çıktığını söylemek lazım. Yani mesele itiraflardan ibaret değildir. Benzer itiraflar çok yapıldı. Bu tür belgeler, bilgiler yıllardır ortalıkta dolaşıyor. Son olarak Sedat Peker’in açıklamaları da buna örnektir.

HDP kararlı

* Bugün devlet o gün itiraf edilen suçların çok ötesinde bir yere taşınmıştır ve neredeyse artık bütün alanı saran bir suç imparatorluğu oluşturulmuştur. İşkencenin bir insanlık suçu olduğunda tereddüt yok fakat Mehmet Eymür bunun yapılabileceğini normal olabileceğini söylüyor. Bugünkü iktidar zihniyeti de aynıdır. Eğer o gün o anlayışa karşı etkili bir mücadele yürütülebilseydi bugün bu iktidar bu kadar pervasızca da aynı yöntemleri uygulamaya devam edemezdi.

* İnsanlık onuru işkenceyi yenecek, deyişimizin bir karşılığı olmalıydı. Daha fazlasını yapmak gerektiğinin buradan da görmemiz lazım. Daha fazla çalışmamız gerektiğini, en geniş insan hakları, özgürlük, demokrasi birlikteliğini oluşturma mecburiyetimiz olduğunu bu örnekler bize bir kez daha hatırlatmalıdır. HDP bu konuda kararlıdır. Üzerine düşen sorumluluğu her aşamada yerine getirmeye hazırdır. Yerine getirecektir. Ve bu karanlığı yenecek insan onurunu savunacak ve yüceltecektir.