Ankara-Washington hattında önümüzdeki dönemde sorunları yönetme ve işbirliğini öne çıkarma havasının oluştuğu söylenebilir. Elbette bu ilişkilerde hızlı bir toparlanma anlamına gelmiyor. 2013’ten itibaren yığılan konuların (FETÖ, YPG, Halkbank, S-400 vs) bir çırpıda kenara koyulması mümkün değil. Ancak şurası da net: Temelde iki başkent de ilişkilerde türbülans istemiyor, sıkıntılı konuların masayı meşgul etmesini arzu etmiyor, aksine mümkünse işbirliği alanları oluşturmak arzusunda. Afganistan, Libya, Suriye, Doğu Akdeniz ve ticaretin 100 milyar dolara çıkarılmasının gündemde olması bunu gösteriyor. Bu yönüyle de Roma görüşmesi Brüksel’deki toplantının bir devamı aslında. Kuşkusuz F-35 geriliminin yerini F-16 alımına bırakması olumlu.