Bu sütunu takip edenler, Suriye’deki Baas rejimine ne kadar karşı olduğumu bilirler. Yeni değil; geçmişte Ak Parti hükümeti Beşar Esad’la yakın ilişkiler içindeyken de Suriye rejiminin bir diktatörlük olduğunu, tek parti tarafından yönetildiğini, para kazanmak veya şarkı söylemek meşru olsa da temel hak ve özgürlükler namına oksijen olmadığını hatırlatıyordum.
Bu yüzden Suriye’deki isyan ilk başladığında, halkın özgürlük talebin destekledim.
Başta ABD olmak üzere uluslararası aktörlerin önceliği, Esad’ı devirmek değil IŞİD’le mücadele oldu. Açıkça deklare edilmese de, dünya, “Esad’ın kalması” formülünde uzlaştı.
Bu noktada Washington’da bir tutum değişikliği olduğunu düşünmüyorum. Dünkü gazete manşetlerine yansıdığı gibi ABD’nin pozisyon değiştirip “Esad’ı devirmek” için düğmeye bastığına inanmak, hayalcilik olur.