MESUDE DEMİR
Geliştirdiği mikrocerrahi teknikleri ve cerrahi aletlerle çığır açan, dünyanın en önemli beyin cerrahlarından Prof. Dr. Gazi Yaşargil 99’uncu yaşını, adını taşıyan akademinin düzenlediği kongrede meslektaşlarıyla kutladı.

Fotoğraflar: Diken
‘Mikronöroşirürjinin babası‘ olarak tarihe geçen Yaşargil’in mirasını onurlandırmak ve genç bilim insanlarına ışık tutacak çalışmalara destek olmak amacıyla kurulan ‘Yaşargil Mikronöroşirürji Akademisi’nin ilk faaliyeti, Yaşargil Mikronöroşirürji Akademisi 1. Kongresi’ni düzenlemek oldu. İstanbul’da 4 Haziran’da başlayan kongreye 36 ülkeden, 218 konuşmacı, binlerce kilometre mesafeden sadece ’10’ar dakika‘ konuşmak ve Yaşargil’e saygı için geldi.

Özellikle vasküler cerrahi ve tümör cerrahisinde çok önemli yeni ameliyat teknikleri geliştiren Yaşargil, dünya beyin cerrahisine unutulmayacak katkılar yaptı. Geliştirdiği mikroskop ve diğer cerrahi aletlerin kullanımının yaygınlaşmasıyla ise beyin cerrahisi tekniklerinde köklü değişimler yaşandı. Binlerce hastanın hayatı kurtarıldı. Yaşargil’e göre beynin tüm bölgelerine ulaşılabilir. Nitekim Yaşargil, ‘cerrahi yapılamaz’ denilen bölgelerdeki lezyon ve tümörleri bu anlayışla ameliyat etti. Dünya nöroşirürji tarihinde, 1967’de mikrocerrahiyi başlatarak bir çağı sonlandırıp başka bir çağ açtı.
Yaşargil’in geliştirdiği tıbbi aletler arasında kızının adını verdiği, beyin loblarını açmada kullanılan ‘otomatik Leyla ekartörü’, ameliyatlarda görüş alanını arttıran yüzer (kayan) mikroskop ve dizaynını kendi yaptığı Yaşargil anevrizma klipsleri, mikro dikiş iğneleri var.
Zürih’te kurduğu mikrocerrahi laboratuvarında sadece 1968-1993 arasında, beş kıtadan 3 binden fazla cerraha mikrocerrahi tekniği öğretildi.
Genç cerrahlara: Ömrünüzü vakfedin
Yaşargil Mikronöroşirürji Akademisi 1. Kongresi, bildiğimiz diğer tıp kongrelerinden farklı. Konuşmacı ve katılımcılar ulaşım, konaklama, kongre kaydı gibi tüm giderlerini kendileri karşıladı. Dünyanın farklı ülkelerinden, 40 yaşın altındaki 200 beyin cerrahı ise akademinin burs fonuyla ağırlandı. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) sponsorlar arasında yer aldı. Normalde bu tip organizasyonlarda gelir elde edilir ve kongreyi düzenleyen derneğin kasasına aktarılır. Fakat akademinin esas amacı daha çok genç beyin cerrahına eğitim, araştırma olanağı sağlamak. Bir kasası yok. Kurucuları, “Kasamız genç beyinler” diyor.
Kongrenin açılışına ameliyatları birlikte yaptığı hemşiresi ve eşi Dianne Bader Gibson ile gelen Yaşargil konuşma yaparak gençlere seslendi. İyi bir mikronöroşirürjiyen olmaları için 24 saat, bir iki yıl çalışmanın yetmeyeceğini, ömürlerini vakfederek çalışmaları gerektiğini söyledi. Yaşargil insan beyniyle hayvan beyninin çok farklı olduğunu, laboratuvarlarda çok zaman geçirmelerini, insan kadavrası üzerinde nöroanatomiyi öğrenmelerini tavsiye etti. Her fırsatta yaptığı gibi eşine bir kez daha hakkını teslim etti: “Ne yaptıysam onun sayesinde, onun desteğiyle oldu. Onunla birlikte çalışmaktan dolayı bu başarıyı elde ettim.”
Sağlığı yerinde
Kongre başkanı ve Yaşargil’in son yıllarda Yeditepe Hastanesi’nde de birlikte çalıştığı Prof. Dr. Uğur Türe, şunları söyledi: “Hocamızı, kendi adına akademi kurma fikri için ikna etmek pek kolay olmadı. Fakat işin içine gençlerin eğitimi ve gençlere ulaşma felsefesi girince onun ismini vererek akademiyi hayata geçirebildik. Mikronöroşirürjiden onu ayırmamız mümkün değil. Ne mutlu ki hocamız hayattayken onun adı ile bu akademiyi kurduk ve kongre açılışında 99. yaş gününü kutladık. Hocamızın sağlığı yerinde. Sadece boynunda bir sıkıntı var onun için yürümekte güçlük çekiyor, hafifte bir görme problemi yaşıyor, onun dışında beyni hepimizden daha kıvrak. Şu anda da yeni kitabının hazırlığı yapıyor.”
Türe, hastalara yardım etmek için mikronöroşirürjinin hala tek umut ve seçenek olduğunu belirtti: “Fantastik ilaçların geleceğini şu an için çok düşünmüyorum, bu işlerin o kadar kolay olmadığı aşikâr. Tüm çabamız bunu yeni nesillere ulaştırmak. Bunun için de eğitim olmazsa olmaz. Mikronöroşirürji eğitimi, gerçekten çok uzun. Bu eğitimi tamamlayabilecek hem hırsa, kapasiteye, yeteneğe hem de sağlığa sahip olmak gerekiyor. Bunun için de çok fazla gence ulaşmamız lazım ve eminim ki girişimlerimiz sayesinde çok iyi mikronöroşirürjenler yetişecektir.”
Yaşargil Mikronöroşirürji Akademisi Başkanlığını Prof. Dr. Ossama Al-Mefty üstlendi. İsviçre ve ABD’de Yaşargil ile birlikte çalışan Al-Mefty, “Yaşargil hocanın geliştirdiği tekniklerle, eğitim ve adanmışlıkla 7 milyar insana ulaşan bir hayat kurtarma prosedürü geliştirebilirsiniz. Bunun için bizim yapmamız gereken cihazlara büyük yatırımlar yapmak değil, bu eğitim ve tekniği insanlara öğretmek ve yetiştirmek” dedi.
Arkansas Nörolojik Bilimler Enstitüsü’nden Yaşargil Mikronöroşirürji Akademisi Genel Sekreteri Prof. Dr. Ali F. Krisht ise tarihi bir ana tanıklık ettiklerini söyledi: “Mikrocerrahi teknikleriyle, imkanlar çok kısıtlı da olsa milyonlarca insanın sağlığına ulaşmasına imkan sağlayabiliriz.”
Wisconsin Üniversitesi Tıp Fakültesi’den Kongre Bilimsel Komite Başkanı olan Prof. Dr. Mustafa Başkaya da “İnsanların her zaman yüksek teknolojiye ve yüksek tedavi olanaklarına ulaşma şansı yok. ‘Yaşargil Mikronöroşirürji Akademisi’ de bu felsefeyi daha da güçlendirerek nasıl yayabiliriz sorusunun yanıtı olarak ortaya çıktı” dedi.