25 Aralık sabahı eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alınan altı gazetecinin savcılıktaki sorguları tamamlandı. Gazeteciler, tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.

Aralarında Diken’in eski editörü Tunca Öğreten’in de bulunduğu altı isim 25 Aralık’ın ilk saatlerinde evleri basılarak gözaltına alınmıştı.
Öğreten’in evinde üç saati aşkın bir süre arama yapılmış, tüm telefon ve bilgisayarlara el konmuştu. Gözaltına alınma gerekçesi olarak ‘terör örgütü üyeliği’ gösterilen Öğreten, Vatan Caddesi’ndeki emniyet müdürlüğüne götürülmüştü.
Sabah gazetesi dokuz gazeteci hakkında gözaltı kararı bulunduğunu duyurmuştu. Haberde gözaltı listesindeki gazetecilerin hacker grubu RedHack’le bağlantı kurmakla suçlandığı belirtilmişti.
Öğreten’in yanı sıra ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan, kapatılan DİHA’nın Haber Müdürü Ömer Çelik ve muhabiri Metin Yoksu, Yolculuk gazetesi Yazı İşleri Müdürü Eray Sargın ve Birgün gazetesi çalışanı Mahir Kanaat, 25 Aralık’tan bu yana emniyette tutuluyor. Gazeteci Okatan, 23 gündür açlık grevinde.
24 gündür gözaltındaki gazetecilerin emniyetteki ifadeleri dün alınmaya başlamıştı. İfadeleri tamamlandı. Gazeteciler, tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.
‘Gazetecilik suç değildir’

Altı gazetecinin adliyeye sevk edilmesi öncesinde meslektaşları İstanbul adliyesi önünde basın açıklaması düzenledi. Gazeteciler, meslektaşlarının serbest bırakılmasını talep etti.
‘Gazetecilere Özgürlük’ pankartının açıldığı açıklamada “Özgür basın susturulamaz” ve “Gözaltılar serbest bırakılsın” diye slogan atıldı.
Basın açıklamasında söz alan Diken yazarı Mehveş Evin, “Mesele halkın haber alma hakkının engellenmesi. Bağımsız gazeteciler üzerinde çok ağır baskılar var. Bu gözaltılar da bunun bir parçası. Onları buradan alacağız” diye konuştu.