Gelişen ülkeler içinde ‘petrolcüler’ dışında ‘dersine çalışanlar ve dersine çalışmayanlar’ olarak bir ayrışma var. Bunlardan Hindistan ve Endonezya ‘dersine çalışanlar’ grubuna yazıldılar. Türkiye ve Güney Afrika ise ‘dersini asanlar’ grubunda.
…Politik krizi üstünden atamayan Türkiye de, seçim belirsizliğini sırtından attı ama ne yazık ki yeni bir hikâye yazma niyetinde olmadığını, reform yerine yine ‘niyetler manzumesi’ ve başkanlık sistemi peşinde koşmayı tercih eden bir siyasi duruş ortaya çıkardı. Bütün bunlara ilave olarak, hem sıcak çatışmaların eşiğinde duruyor, hem de komşuları ile ihtilafları ekonomik ambargo ve zorluklarla ekonomiye hasar veriyor. Öte yandan, 2016 yılına dair para politikası açıklayan Merkez Bankası, olan biteni seyrediyor; çekirdek enflasyonu yüzde 9.20’ye vurmuş ama faizleri yüzde 8.70’de tutuyor.
Türkiye’nin hayalleri, reform gibi reformlarla yeni bir hikâye yazmak ve uzun vadeli yatırımları ülkeye çekmekti. Ancak gerçekler, bırakın uzun vadeli sermayeyi, kısa vadeliyi bile kaçıracak cinsten.