Açık konuşalım, anayasa meselesinde iki ana başlık, iki temel sorun “başkanlık sistemine” geçilip geçilmeyeceği ve “özerk eyaletler” kurulup kurulmayacağıdır.
Üst tarafı kimsenin pek fazla umurunda değildir, önemli de sayılmaz: “Tarım ve hayvancılık üretim dallarında çalışanların korunması” ya da “kooperatifçiliğin geliştirilmesi” gibi konular, bir anayasada bulunması abes ve gülünç olan, basit kanun ve kararnamelerle düzenlenebilecek, anayasaya “tıkıştırılmış” yan meselelerdir.
CHP bu gibi çarçur konularda değişikliğe ses etmeyecek, ama asıl önemli konularda gene yan çizecektir.
Üstelik bu tantana aylar, belki gene yıllar alacak, bir de bakacaksınız, o arada 2019 seçimleri gelmiş çatmış bile… İktidar partisinin vaktini ve enerjisini bunlara harcayacağına, başbakanın söylediği gibi “hep gündemlerinde olacak” esas ve köklü değişikliği yeni bir döneme, yani 2019 sonrasına bırakması daha gerçekçi sayılmayacak mıdır?
Üstelik bu yeni bir “oy isteme” kampanyasının da temeli olabilir.
O zaman “getirin bizi meclise bu sefer 317 değil 330 kişi olarak da, şu işi artık bitirelim” cümlesi de anlam kazanır.