“Herkesin hükümeti, herkesin başbakanı, herkesin cumhurbaşkanı” gibi ifadeler, “hepinizin efendisiyim” gibi anlaşılıyor.
“Herkesin hakikati” için misal, “herkesin hükümeti” hakikat üzerindeki örtüyü epeyce kaldırabilir. Örtülü paralar, örtülü TIR’lar, örtülü katliam ve cinayetler.
Oysa “herkesin hükümeti”, tabii önceki kabinelerden başlayarak şunu tercih etti: Işid Musul Konsolosluğu’na yürürken bunun Meclis’te konuşulmasını, araştırılmasını reddetti… Soma faciası olmadan önce, Soma maden ocaklarının araştırılmasını reddetti… Suruç katliamının araştırılmasını reddetti… Şimdi de Diyarbakır’da Tahir Elçi’nin ve iki polisin öldürüldüğü “olay”ın araştırılmasını reddetti.
Buna karşılık TIR örtüsünü kaldıran kim varsa; asker, savcı, gazeteci “casus, hain” ilan edildi.
Başbakan “Amaçları bizi Lahey’e götürmekti” diyor; kimse “insani yardım”la Lahey’e gitmez. Eğer TIR yükünü Lahey’e boşaltmaya niyetli değilse!