Aracında bulunan kurşun izini saymazsak Selahattin Demirtaş’ın sesi soluğu çıkmaz oldu.
HDP’de kimin ne yaptığı belli değil: Kimi yeminde eylem koyuyor, kimi yemin eylemine tavır koyuyor. Kimi Meclis başkanlığı seçimine bile gelmiyor, kimi bölgede biber gazı yemekle meşgul.
Bir dağınıklık var partide… Ama öyle böyle bir dağınıklık değil. Partililer dağınık, söylemler dağınık, eylemler dağınık.
Gün geçmiyor ki partiden birileri “başkanlık sistemi” için yeşil ışık yakmasın… Ve yine gün geçmiyor ki partiden birileri yakılan bu yeşil ışığı yeniden kırmızıya çevirmesin.
Özyönetim ilan etmeler falan konusunda son tutum nedir? Belli değil. Yeniden Çözüm Süreci için hükümetle ne tür temaslar kurulacak? Belli değil.
Kandil’in ne dediği ve ne istediği karmaşık…
Öcalan mı? O zaten “Ne haliniz varsa görün” havasında.
Bölge halkı ise her zamankinden daha fazla umutsuz ve karamsar…
Kısacası…
Kendileri de farkındalar mı bilmiyorum ama Kürt siyasi hareketi, tarihinin en krizli günlerini yaşıyor.