Bir Umberto Eco konuşması: Gerçek edebiyat daima kaybedenlerden söz eder

 

84 yaşında hayatını kaybeden dünyaca ünlü İtalyan edebiyatçı Umberto Eco, uluslararası arenada 1980’de yayınlanan ‘Gülün Adı‘ romanıyla tanındı.

Prag Mezarlığı‘ ve ‘Foucault Sarkacı‘ gibi kitaplarıyla da bilinen İtalyan yazar, edebiyat eleştirisi ve göstergebilim alanlarında da çalışmalar yapıyordu.

Fotoğraflar: Guardian
Fotoğraflar: Guardian

Eco geçen yıl yayınlanan son kitabı ‘Sıfır Numara‘ (Numero Zero) hakkında Londra’daki bir etkinlikte konuşmuştu.

Eco’yu o konuşmadan bir bölümle uğurlayalım dedik…

“Bana kalırsa yazar, okurun ummadığı şeyi yazmalı. Mesele okurun neye ihtiyaç duyduğu değil, okuru değiştirmek, her bir öykü için istediğini okur tipini yaratmak.

Yalnızca hafta sonları roman yazıyorum

Ben felsefeciyim; yalnızca hafta sonları roman yazıyorum. Felsefeci olarak hakikatle ilgileniyorum. Neyin hakiki olup olmadığına karar vermek epey güç olduğundan, sahte olanların analizini yaparak hakikate ulaşmanın daha kolay olduğunu keşfettim.

Sahte olan şeyler bizi tehdit ediyor

umberto-eco-yazar-1

Halkın kanaatlerinin yarısının, belki de daha fazlasının sahte olanlarca şekillendirildiğini söyleyebilirim. Sahte olan şeyler bizi tehdit ediyor.

Romanlarımın tümünde birçok gerçeği kullanıyorum ve insanlar bunların benim icadım olduğuna inanıyor.

Gerçeklik büyüleyici geliyor çünkü kurgudan daha yaratıcı bir şey.

Gerçek edebiyat daima kaybedenlerden söz eder

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Bilgeliğin hazzı kaybedenler için ayrılmıştır. Çünkü edebiyat böyle bir şey. Dostoyevski de kaybedenler hakkında yazıyordu. İlyada’nın ana karakteri Hector da kaybedendi. Kazananlar hakkında konuşmak çok sıkıcı. Gerçek edebiyat daima kaybedenlerden söz eder. Madam Bovary kaybedendi. Julien Sorel kaybedendi.

Ben de aynı işi yapıyorum. Kaybedenler daha çok ilgi uyandırıyor. Kazananlarsa aptal çünkü genelde şans eseri kazanıyorlar.”