Kuşkusuz hayır!
Gelir Vergisi mükelleflerinin ödediği vergiler açıklandığında, öteden beri, kişi başına en çok vergi ödeyenlerin NOTERLER olduğunu görüyoruz. Noterler, yaptıkları her işlem karşılığı makbuz düzenliyor ve gelir olarak gösteriyorlar. Noterlerden daha çok kazandığı halde, gelirini kısmen veya tamamen gizleyebilme olanağı olan bazı meslek grupları var.
Özellikle yüksek tutarda kazanç elde eden şirketlerde, ortaklarının rekortmen olup olmaması, şirketin kâr dağıtıp dağıtmamasıyla yakından ilgili. Şirket kâr dağıtmazsa ya da bir kısmını dağıtırsa, ortağı olan gerçek kişi kâr payı veya (anonim şirketlerde) temettü gelirini hiç beyan etmiyor veya düşük tutarda beyan ediyor. Örneğin Koç ve Sabancı Grubu, her yıl kâr dağıttığı için başta Rahmi Koç olmak üzere aynı kişileri sürekli olarak rekortmenler listesinin başında görüyoruz.
Gelir vergisi servet üzerinden alınmıyor. Bazılarının serveti, ortak oldukları şirketteki hisselerinin değerinden geliyor.
Bu arada borsa kazançları, mevduat, faiz ve repo gelirleri, hazine bonosu ve devlet tahvili tutarı ne olursa olsun beyan edilmiyor.
Örneğin bir banka hissesini ya da anonim şirket hissesini iki yıl geçtikten sonra satan ve 50-100 milyon TL veya 1-2 milyar lira kazanan kişi 1 lira dahi vergi ödemiyor. Çünkü yasa böyle.
Ülkemizde “Nereden buldun, bu servetin kaynağı ne?” diye sorulmuyor. Böyle olunca, kayıt dışı gelir elde edene gün doğuyor.