Belli ki PKK, MİT-Öcalan Süreci’ni, bölge üzerinde hegemonya oluşturmak üzere taktik bir fırsat olarak değerlendirmiş. İktidar ise, siyasî çıkar ve oy hesabı ile PKK’nın bu fırsatı kullanmasına göz yummuş. “Kanunsuz emir”den başlayıp, vatana ihanete kadar uzanan bir suç zincirinden söz ediyoruz. Erdoğan başta olmak üzere, MİT Müsteşarı, İçişleri bakanları, bakanlar ve bölgedeki illerin valilerine kadar uzanan çok sayıda ismin yargılanması söz konusu.
Elimizde böyle bir yargılamayı mümkün kılacak bir de siyasî gerekçe var. Kürtleri de temsil yeteneğine sahip olan AK Parti misyonu, kendi bindiği dalı kesti ve bu süreçte yok oldu. Kürtler tam da bu hatalar yüzünden paketlenip PKK hegemonyasına teslim edildi ve Kürt sorunu artık sadece bir PKK sorununa dönüştü. Kürtler özgürlüklerine kavuşmak için artık devlet’e değil PKK’ya karşı direnmek zorunda kalacaklar. Devlet, devletliğine dönüp onların yanında yer almadan önce bu berbat faturayı, sorumlu olanların ödemesi gerekecek.