Daha önce Suriyeli mültecilere vatandaşlık verilmesiyle ilgili referandum yapılmasını isteyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan’da ‘Evet’ çıkması halinde Suriyelilere vatandaşlık verileceğini savundu.

Ordu’da işinsanlarıyla bir araya gelen Kılıçdaroğlu, ‘Hayır’ın hayırlı bir tarafı, ‘Evet’in ise vebali olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, referandumdan ‘Evet’ oyu çıkması halinde 3 milyon Suriye uyruklu mülteciye vatandaşlık verileceğini, ‘Hayır’ çıkması halinde verilmeyeceğini ifade ederek şunları kaydetti: “Demokrasiyi askıya alacağız. İstediği zaman Meclis feshedilecek. ‘Efendim, fesih değil, yeniden seçim.’ Yeniden seçime gitmek için önce feshedeceksiniz değil mi? ‘Yetkiniz bitti’ diyeceksiniz. Hiçbir gerekçe yok. Bunlar doğru değil. Emin olun.”
’16 Nisan sonrası atım atılacak’
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, geçen ay 80 bin Suriyeliye Türk vatandaşlığı verilmesi için çalışmaların sürdüğünü, ancak bu yöndeki bir adımın 16 Nisan’dan sonra atılacağını söylemişti.
Kılıçdaroğlu, 28 Şubat’ta partisinin Meclis’teki grup toplantısında “Bizim gençlerimiz Suriye için Suriye’de şehit oluyor. Anadolu’nun gariban çocukları. Onların gençleri Türkiye’de. Nasıl oluyor bu? Üstelik iş bulup çalışıyorlar. Bizim çocuklarımızın işi yok” diyerek Suriyelilere vatandaşlığı referanduma götürmeyi teklif etmişti.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu teklife karşılık “Suriyeli kardeşlerimizi hedef haline getirmek, ana muhalefet partisi liderine yakışmamıştır ve ayıp etmiştir. Söylediği sözlerin hiçbirisi insanlıkla bağdaşmamaktadır, insanlığa yakışmamaktadır” demişti.
‘En çok Suriyeli mültecinin bulunduğu ülke Türkiye’

Suriye’deki iç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana ‘açık kapı’ politikası izleyen Türkiye’de resmi rakamlara göre 3 milyon 551 bin 78 mülteci var. Dolayısıyla en çok Suriyeli mültecinin bulunduğu ülke Türkiye.
Mültecilere vatandaşlık tartışmasının fitilini, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 2 Temmuz 2016’da Kilis’teki iftar programındaki “Kardeşlerimize vatandaşlık imkanını vereceğiz” sözleri ateşledi.
İzleyen günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tartışmaya “Hazmedilecek bir durum değil” diyerek dahil oldu.
Erdoğan’ın Suriyelileri vatandaşlığa alıp ‘oy devşireceği’ yorumları yapılırken, vatandaşlığın yoksul ve işsiz mültecilere statü kazandırıp onların durumunu iyileştirebileceği de konuşuluyordu.
Ne var ki mülteciler, zaman geçtikçe ve referandum günü yaklaştıkça iç politika ‘malzemesi’ haline getirildi. Son dönemde Suriyeli mültecileri ‘ülkelerine geri gönderme’ vaadi ayyuka çıktı.
CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz askerlik yaşındaki Suriyeli erkeklerin ‘Türk kızlarıyla gezdiği’ni, Türk askerlerinin de Suriye’de hayatını kaybettiğini söylerken, ‘Hayır’cı eski MHP’li vekil Sinan Oğan, 16 Nisan’daki referandumun ardından kendilerine iktidar yolu açılacağını öne sürdü: “Eli silah tutacak 1 milyon Suriyeliye ‘Rap rap. Git ülkeni teröristten kurtar’ diyeceğiz.”
Suriyeliler zor şartlar altında yaşıyor

Ülkelerindeki iç savaştan kaçmak zorunda kalan Suriyeli sığınmacılar, geldikleri Türkiye’de emek sömürüsüyle karşılaşıyor. Birçok sığınmacı, Türkiye vatandaşı çalışanlara göre daha az maaşla, daha uzun mesailerle çalıştırılıyor. Çoğu zaman yüksek tahsilli olmalarına rağmen iş bulamayan bazı sığınmacılar, sokaklarda dilencilik yapmak zorunda kalıyor.
Medyada her gün sığınmacılarla ilgili çok sayıda olumsuz haber yayınlanıyor. Bu da toplumun sığınmacılara ön yargılı yaklaşmasına neden oluyor. Günlük politik söylemlerle hedef haline getirilen sığınmacılar, sıklıkla suçla ilişkilendiriliyor; AB-Türkiye ilişkilerinde de iradeleri göz önünde bulundurulmadan ‘koz’ olarak kullanılıyor.