Üçüncü havalimanı konsorsiyumunun da içinde yer alan Kolin, Soma’nın Yırca köyünde yapacağı termik santral için ‘zeytinlik kıyımı’nı tamamladı. 6 bin ağaç sabah saatlerinde şirketin güvenlik görevlilerinin köylülere zulmü eşliğinde kökünden söküldü.
‘Baraja köylü kaçırıldı’

Diken’e konuşan Yırca köyü muhtarı Mustafa Akın ve Greenpeace avukatı Deniz Bayram, dünden bu yana Yırca’da Kolin Grubu’nun güvenlik görevlilerinin zeytin kıyımı esnasında gaz kapsülü attığını, köylüleri taşladıklarını, hatta engel olmak isteyen dört kişiyi de zorla kaçırdıklarını anlattı.
Deniz Bayram’ın anlatımına göre köylülerden Mehmet Öksüz, Kamile Çiftçi, Kerem Özkılınç ile Yırca’da zeytinliği bulunan avukat Hasan Namak, özel güvenlik görevlileri tarafından kelepçelenerek Soma’daki Servişler Barajı’na götürüldü.
Barajda bir barakaya kapatıldı. Bayram, “Dört kişi köyden, üç ya da dört özel güvenlik görevlisi tarafından Servişler Barajı’na arabayla götürüldü ancak polisler arandıktan sonra bırakıldı” dedi.
Akın ise konuyla ilgili, “Dört kişi bilinmeyen bir yere kelepçelenerek götürülmüş, bırakılmışlar. Adam kaldırma mı bunun adı hukukta nedir bilmiyorum ama insanların engel olmaları böyle engellendi” diye konuştu.
Gaz kapsülü, çivili sopa, taş…
Yırca muhtarı Mustafa Akın’ın anlatımına göre Kolin Grubu’nun özel güvenlik görevlileri topraklarını kurtarmak isteyen köylüleri engellemek için her yolu denemiş: “10-15 köylüye karşılık 100-150 köylü var, bir şey yapamıyorlar. Kesildi demiyeyim ama köklendi ağaçlar, 6 bin ağaç. Biber gazı sıktılar, Emin Özkılıç gaz kapsülüyle başından yaralandı. Sabaha kadar müşahade altında kaldı. Cezaevlerinde olan dikenli teller vardır ya hani onlardan koydular. Başından yaralanan arkadaşın eşi o tellere sıkıştırılmış, vücudunun her yerinden yara aldı.”
Akın, “İçeriden taş atıyorlar, gaz atıyorlar, çivili sopalarla saldırıyorlar. Kendi araçlarının camlarını kırdılar vatandaşın üstüne atmak için” derken avukat Bayram da özel güvenliğin etten duvar örerek köylülere engel olduğunu; taş atıp, gaz sıktığını ifade etti.
‘Savcıyı değil Kolin’in avukatını dinlediler’
Akın, özel güvenlik görevlilerinin hukuksuzca davrandığını belirterek, dün gece yaşanan bir başka olayı daha ekledi: “Bugün olanlar oldu, tüm zeytinleri köklediler. Akşam gözümüzün önünde jandarmanın da tanık olduğu bir şekilde savcı arandı. Savcı orada kiralık arazisi bulunan avukat Hasan Namak’ın arazisindeki çadırına girebileceğini söyledi. Özel güvenlik şirketinin görevlileri avukatlarını arayıp hayır giremez deyince onu bile almadılar. Savcının talimatını dahi dinlemediler. Aynı avukat akşam da çok darp edildi.”
‘Evladını kaybetmiş gibiler’
Akın ve Bayram’ın anlatımına göre Yırca’da bir yas havası hakim.
Akın, “Köylüler evladını kaybetmiş gibi oturuyorlar yerlerde, orada burada” diye konuştu.
Güvenlik görevlileri alanı etten duvar ve dikenli telle ‘köylülerden korurken’, zeytinliklerin kıyım işini de altı adet kepçe üstlenmiş. Kısa sürede altı kepçe, 6 bin ağacı kökünden sökmüş.
Akın olanları şöyle anlattı: “Zeytin katliamını tamamladılar, zeytin kalmadı şu anda. Sabah 06:00’da alanı zeytinden temizlediler, altı kepçeyle girdiler. Köylü güvenlik görevlilerini aşamadı, engel olamadılar.”
Sırada termik santraline karşı mücadele var

Bundan sonraki hukuki sürecin her şeye rağmen devam edeceğini yineleyen Bayram ise şunları söyledi:
“Olan şudur: Burada tüm kepçeler içerideydi, kepçe operatörleri de içerideydi. Bunların çıkarılması talep edildi ama çıkarılmadılar. Jandarma tedbir almadan gitti. Sabaha karşı bunu yapacakları belliydi. Oysa Manisa İl Tarım Müdürlüğü burada zeytin kıyımına karşı tedbir alınması gerekiyordu. Zeytinlikleri yok etme projesi tamamlandı. Bir inşaat izni söz konusu değil zaten yürütmeyi iptal davası devam ediyor. Bundan sonra termik santrale karşı mücadele söz konusu olacaktır. Ama bugün köylüler ağaçları için yas tutuyorlar.”
Giden zeytin ağaçlarını kaymakam, vali mi verecek?
CHP Manisa milletvekili Özgür Özel de yaşananları Malatya’da öğrendiğini belirterek şöyle konuştu: “Üstelik müdahaleler sırasında sadece zeytin ağaçlarına değil, insanlara da biber gazı ile, copla müdahale edildi. Çok sayıda kişi yaralandı. Orayı korumak isteyen bir avukat özel güvenlik görevlileri tarafından zorla 5 km ötede bir yerde tutuldu. Bugün Malatya’da olmam nedeniyle Yırca’ya yetişemedim. Ama telefonda duyduğum teyzelerin çığlıkları, ağlamaları da ömürüm boyunca unutamayacağımız bir acıyı yaşattı.”
‘Köylüler davayı kazanırsa ağaçları kim getirecek?’
Köylülerin Danıştay 6’ıncı Dairesi’nde süren davalarının gelecek hafta bitmesini beklediklerini hatırlatan Özel, ağaçların en az 80 yıllık olduğunu hatırlatıp şunları şöyledi: “Haksız, hukuksuz bir şekilde Yırcalıların yıllarca gözü gibi baktığı evlatları katledildi. Mahkeme arifesinde, Yırca’da kesilecek hiçbir ağaç kalmadı. Şimdi, Danıştay kamulaştırma dursun derse bu kesilen ağaçları Vali mi geri verecek? Kaymakam mı geri verecek?”
Olaylara ve zengin kıyımına engel olmadıkları için eleştirilen kamu görevlilerini sert sözlerle eleştiren Özel, “Unutmamalı ki; dün gece yaşananların bugün olmazsa yarın ama mutlaka hesabını soracağız. AKP’ye ve hükümete güvenerek kamu görevini aksatanlar da elbet birer birer hesabını verecekler. Yırcalılara, zeytinliklere hukuku ayaklar altına alarak yapılan, vicdanlarımızı sızlatan bu müdahaleye, bu zihniyete yazıklar olsun” diye konuştu.