Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Halil Üney, “Bir hafta önce koluna maskeyi takanların şimdi solunum cihazına bağlandığını görünce üzülüyoruz” dedi.

Dr. Üney Covid-19 ile mücadele sürecinde yaşadıklarını AA’ya anlattı.
Düğünlerde ve sosyal etkinliklerdeki görüntülerden, olayın vahametinin yeterince anlaşılmadığını düşündüklerini dile getiren Dr. Üney, “Herkesin ‘Keşke o kalabalığa girmeseydim’ diyen hastalarımızın sesini duymasını istiyoruz” dedi.
Corona virüsünün hafife alınacak bir hastalık olmadığını belirten Dr. Üney vatandaşların rehavete kapılması sonucu ülke genelinde vakaların arttığına dikkati çekti: “Vatandaşlarımızın kesinlikle tedbirleri elden bırakmaması gerektiğini düşünüyoruz çünkü ufak bir yanlış, ufak bir hata beraberinde çok ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bu hastalık sadece solum yollarını, akciğerlerini tutmuyor. Bedenen hastalarımızda etkilerini gördüğümüz gibi ruhen de etkilendiklerini görüyoruz.”
‘Yoğun bakımdaki hastaların sorular içimizi acıtıyor’
Hastaların sordukları bazı sorular karşısında çaresiz kaldıklarını anlatan Üney, şöyle devam etti: “Hastalarımız yoğun bakıma yatma sürecinde akıllarında hep aynı soru var ‘Hocam ben yaşayacak mıyım?‘, ‘Hocam ölecek miyim?’, ‘İyi olacak mıyım, yoğun bakımdan çıkabilecek miyim?’ diye gerçekten bizim de çaresiz kaldığımız soruları soruyorlar. Ya da geride kalan çocuklarına kimin bakacağını soruyorlar. Gerçekten içimizi acıtan, cevabını veremediğimiz soruları soruyorlar.”
‘Hastamız ömür boyu aklında bu soruyla yaşayacak‘
Genç bir kişi ile anne ve babasını Covid-19 teşhisiyle hastaneye yatırdıklarını, 10 gün sonra babanın hayatını kaybettiğini belirten Üney hastayla deneyimini şöyle anlattı: “Tabii bu haberi genç kardeşimize veremedik, onun da durumu çok iyi değil. İyileştikten sonra bu haberi üzülerek verdik. İki ay sonra hastamızı kontrole aldığımızda poliklinikte hastamız ağlayarak ‘Hocam acaba babamı öldüren virüsü eve ben mi getirdim, benim yüzümden mi babamı kaybettik?’ dedi. Babasının ölümünden kendisini sorumlu tuttu. Hastamız ömür boyu aklında bu soruyla yaşayacak.”