15 Temmuz ve sonrasında 'eylemler'e müdahale eden sivillere dokunulmazlık

 

Resmi Gazete’de bugün yayınlanan 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de, ‘darbe girişimi ve girişimin devamı niteliğindeki eylemler’e müdahale eden sivillerin cezai sorumluluğu doğmayacağı hükmü de yer aldı.

15 Temmuz’da Boğaz köprüsünde darbecilerin bastırılmasından sonra silahsız bazı askerlerin linç edilmesi halen tartışılıyor.

Olağanüstü hal uygulamalarına ilişkin 8 Kasım 2016’da çıkarılan yasanın 37’inci maddesinde şöyle deniyordu: “15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.”

Siviller aynı kapsama alındı

Bugün çıkarılan KHK’yla, bu maddeye bir ‘fıkra‘ ekleyerek şöyle dendi: “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına, veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.

Böylece darbe girişimi gecesi ve devamında lince kadar giden yasadışı eylemlere katılanlara yargı dokunulmazlığı getirilmiş oldu.

Köprüde linç edilen Harbiyelinin ablası: Dava açtık, hiçbir işlem yapılmıyor

Köprüde linç edilen Harbiyelinin otopsisi: Darp, kesici alet yarası, boğulma

Köprüde linç edilen askerin ailesi: Öldürenler elini kolunu sallayarak sokakta

Köprüde linç edilen askerin ailesi: Sopalarla parça parça edilmiş çocuğum

Oğlu köprüde linç edilen baba: Komutanlardan ve saldırganlardan davacıyım

Oğlu köprüde linç edilen baba: ‘Komutan vurmuş’ diyorlar, rapor bekliyoruz