Zafer Arapkirli: Rejimin temsilcilerinin unutturmaya çalıştıkları önemli nokta

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

AKP’li ağızlar, en başta da “Rejimin Baş Kişisi” yani Şahsım’ın beyanlarında “Yeni ve sivil bir anayasa talebinden” söz edilerek şu vurgu yapılmaktadır:

“1982 Anayasası, 12 Eylül yönetiminin ülkenin kalbine sapladığı bir hançerdir (…) Yapılan değişikliklere rağmen halen darbe anayasası yürürlüktedir.”

Bu beyanın ilk kısmı hemfikiriz. Ama zaten 27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrası yaptırılan 1961 Anayasası’nın, dönemin şartlarına göre de, sonradan 1982’de yine askerlerin güdümünde hatırlatılan metinle kıyaslandığında da görece pek çok özgürlükçü unsur içerdiği de başka bir gerçektir.

Evet, darbeci 1980 askeri cunta rejimi, ülkenin bağrına “özgürlükler karşıtı hançerleri”saplamıştır.

Ancak, bugünkü rejimin temsilcilerinin “unutturmaya çalıştıkları” önemli bir, hatta birkaç noktayı atlamamak gerekir.

2002’den bu yana yapılan kozmetik değişiklikler ve 2010 referandumunda (AKP-FETÖ ittifakı) “yargıyı kayıtsız şartsız hâkimiyetleri altına almaya çalışırken” sundukları bir iki “şekerlemenin” haricinde, o özgürlük düşmanı anayasa hükümlerinden (hançerlerden)  “doyasıya” yararlanmışlardır.

Dahası, bugünkü rejimin temsilcileri sahte bir dille “özgürlüklerin önünün daha da açılmasından” söz ederken, kafalarında pekâlâ “Toplumun belli bir kesiminin özgürlüklerini genişletmenin, başka bir kesimin de özgürlüklerini daha fazla – 1982’den de geriye götürecek mahiyette – boğazlamanın” bulunduğunu cümle âlem bilmektedir.

Zafer Arapkirli’nin yazısı