Zafer Arapkirli: Gazetecilere açıkça 'Girmeyin bu toplara sakatlanırsınız' diye sopa gösteriyorlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sevgili meslektaşım ve kardeşim Tolga’yı, 1990’lı yıllarda Yazı İşleri Müdürü, Haber Müdürü ve Londra Muhabiri olarak görev yaptığım Milliyet Gazetesi’ndeki muhabirlik yıllarından beri tanırım. Her bir satırına ya da sözcüğüne gözümü kırpmadan imzamı atabileceğim, yüzlerce binlerce haberini okudu, yıllardır görev yaptığı her basın kuruluşunun okurları, izleyicileri. Emniyet ve yargı âleminde uçan kuştan haberi vardır. Kül yutmaz. Oltaya gelmez. Sağlamcıdır. Yiğit, onurlu bir vatansever ve gazeteci olmanın hakkını verir.

Bir duyum aldıysa, deyim yerindeyse “seksen sekiz yerden” kontrol ederek kuyumcu titizliğiyle yazar haberini, yorumunu. Zaten öyle olmasa, bundan önceki mâlûm İçişleri Bakanı’nın görev süresinde, o şahıstan kaynaklı maruz kaldığı saldırı ve hakaretlere paralel olarak hakkında gözaltı, tutuklama vb. kararları gelebilirdi. O dönemin bir yığın acayipliğini haberleştirdi. Tek bir satırı bile, bırakınız soruşturma konusu edilmeyi, yalanlanamadı bile.

Bugün hedef alınmasının nedeni, geçtiğimiz haftalarda, yine kendisi gibi pırıl pırıl bir başka meslektaşımız BirGün muhabiri Timur Soykan’ın açığa çıkardığı “Yargıda yaygın rüşvet çarkı” haberinin izinden giderek, bu konuda devlet katındaki endişe ve paniği (raporlar vesaire) haberleştirmek. Tolga’nın özelinden yola çıkarak, rejim bir yandan da geçen yıl yürürlüğe koyduğu şu ünlü “Dezenformasyon Yasası” (yalan haber yaymak vesaire safsatası)’nı test etmeye çalışıyor.

Açıkça, “Girmeyin bu toplara, sakatlanırsınız” diye, sopa gösteriyorlar.

Zafer Arapkirli’nin yazısı