Öte yandan Erdoğan’ın, yollar kapalı olunca Moskova aktarmalı yapmak istediği Şam seferi karşısında İran ve Esad yönetiminin vereceği tepkilerin önemini de göz ardı etmemek gerekiyor. Ukrayna savaşında Rusya’ya en kritik desteğin İran’dan geldiği ve yine İran’ın bu süreçte Suriye’deki varlığını da güçlendirdiği düşünüldüğünde bu seferin İran vizesi olmadan gerçekleşmesinin zorluğu da anlaşılır oluyor. Yine en azından bugüne kadar verdiği tepkiler, İran’ın da tıpkı Esad yönetimi gibi bu sefere bu haliyle pek olumlu yaklaşmadığını ortaya koyuyor.
Esad’ın önceki gün “21 Aralık 2022’den önce işlenen suçlar için genel af” ilan etmesi de bu konuda kendisine yönelen baskılara karşı yapılmış bir hamle olarak anlam kazanıyor.
Böylesi bir tabloda, Erdoğan’ın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ya da ne zaman gerçekleşeceği belirsiz olsa da Moskova aktarmalı Şam seferinin, Suriye’deki sorunları çözmesi bir tarafa çözümsüzlüğü daha da kronik hale getireceğini şimdiden söyleyebiliriz.
Bu çözümsüzlüğün faturasını da büyük bir yıkım altında yaşamını sürdürmeye çalışan Suriye halkları ve demokratik hak eşitliği mücadelesi tehdit altında olan Kürtler ödüyor.