Yavuz Baydar: Hayrünnisa Hanım'ın da altını çizdiği gibi, AKP iç hesaplaşma yaşıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

‘İntifada’ gibi bir sözcük kolay kullanılacak bir sözcük değil, hele kullanım alanı siyasetle ilgili ise. Ama ne kadar sert olursa olsun, Hayrünnisa Hanım’ın sitemlerini gayet normal karşılamak gerekir. Olan, zaten uzun zamandır Köşk ekseninde gözlemlenen, hissedilen haksızlığa maruz kalma haliyle ilgili bir ‘basınç birikimi’nin dışavurumundan ibarettir.

Hayrünnisa Hanım, gördüğü gerçekleri saklayacak, içine atacak bir şahsiyet değil. ‘Bizi kaç yıldır tanıyorsunuz; çizgimizde bir değişiklik oldu mu’ diye soruyordu Çankaya’daki veda resepsiyonunda. Cevabını da hemen veriyordu: ‘Hayır. Bir de etrafımızdakilerin geçirdiği değişime bakın. Neler yazılıyor, söyleniyor, insan inanamıyor. Ben her şeyi biliyorum. Şimdi ben de susuyorum ama fazla susmayacağım; asıl intifadayı ben başlatacağım.’

Başlatabilir veya başlatmayabilir. Önemli olan bu değil. Önemli olan, artık o bilinen AKP olmaktan çıkıp, eski Türkiye’nin malum merkez sağ partilerinden birine yelken açan ve o Türkiye’nin kaç on yıldır bol bol ürettiği nevzuhur fırsatçıların istilasıyla malul olan ‘bir başka AKP’nin ahlak, vefa, farklılıklara saygı, dürüstlük ve samimiyet düzlemlerinde çatlakların olanca netliğiyle ortaya çıkmasıdır.

… Hayrünnisa Hanım’ın da altını çizdiği gibi, herkesin tıynetinin, gerçek kimliğinin, kalibresinin, karakterinin esaslı bir sınavdan geçtiği, iyilerin kötülerden, kirlilerin temizlerden, riyakârların dürüstlerden daha kolay ayrıştırılabildiği bir iç hesaplaşmanın günleridir bunlar. Bu tür sıkışmalar kriz halini işaret etseler de oyunu dikkatle oynayanlar için kıymetli fırsatlara da imkân tanırlar.

Yavuz Baydar’ın yazısı