‘Terör örgütü propagandası‘ suçlamasıyla (ki ortada henüz kesinlik yok) bir gazeteye filan el koyuyor devlet (ki basın-yayın organlarına el koymak öyle pek hukuki değil…)
Ertesi gün çıkan gazetede en fazla, varsa, ‘terör örgütü propagandası‘nın engellenmesini beklersiniz.
O gazete ve medya organları anında ‘propaganda mekanizması‘na dönüşüyor.
‘Terör örgütü propagandası‘ ile (suç kesin olmadan bile) suçlanıp el konuyor ve o el, sözde ‘devlet-millet adına kayyım‘dır, sabahına iktidarın propaganda aracı haline getiriyor.
Basın özgürlüğünün ruhunu gasp etmiş eski mülkiyet-zihniyet yapısına el koymak suretiyle, onu iktidarın propaganda aracı haline getiren daha köklü bir gasp süreci yaşanıyor.