Onyıllardır, Kürtleri öldürerek sindirmeyi kafaya koymuş devlet yöneticilerine, siyasetçilerine umutsuzca seslenirken, nâçizâne, ben de kimbilir kaç defa, “Sadece gençleri öldürmüyorsunuz, aynı zamanda gençleri katil ediyorsunuz” diye yazmıştım.
Ötesini berisini bilerek, derinliğini idrak etmiş olarak değil şüphesiz; kulak kesen, işkence yapan, zulmeden, öldürenin de derin ve onmaz yaralar aldığını hissederek. Kaç kuşaktan binlerce gencin ruhunu bu yaralarla bezerseniz, toplumsal hastalıklarınız da artar; kaçınılmaz.
Üstelik siz her şeyi, temizlenilmemiş, arınılmamış, gaddarca sahiplenilmiş bir 1915 belasının üzerine koyuyorsunuz. O zehri daha da ince, kılcal damarlarımıza yayıyor, tesirini artırıyor her yapılan. Ermeni lafını küfür gibi kullanan şahsı değil, bu davranışa ‘iğrenç’ diyen Hayko’yu mahkum ediyor Türk yargısı.
“Hastalık falan yok, aslan gibiyiz” demenin yoludur. Saygı duruşu ıslıklamanın başka versiyonudur; o da ayrı.