Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum silah bırakma kararı ve PKK’nın kendini fesih kararıyla ilgili “(PKK lideri Abdullah) Öcalan’ın kurucu ve temel irade olarak verdiği kararların önemini göz ardı etmemek gerekir” dedi.

PKK, 11 Mayıs’ta silah bırakma sürecini Irak’ın Süleymaniye kentinde başlatmış, örgütün yöneticisi Bese Hozat dahil 30 PKK’lının katıldığı törende silahlar bir varilde yakılmıştı.
Sürecin ‘yasal gereklilikleri’ için kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Meclis’te görüşmelerini sürdürüyor.
5 Eylül’de komisyonun MHP’li üyesi Feti Yıldız, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Öcalan’dan beyan almak üzere komisyondan üç dört kişi seçilmesinin ‘zaaf oluşturmayacağını‘ söylemişti.
Uçum da X’teki paylaşımında komisyonun ‘komisyonun dinleme faaliyeti’yle ilgili şunları söyledi:
* Komisyonun şimdiye kadar ki dinleme faaliyeti son derece faydalı oldu ve demokratik pratik açısından çok ciddi katkı sağladı.
* Hiç kimse Komisyonun dinleme faaliyetini küçümsemesin, TBMM’nin toplam iradesinin neredeyse tamamını temsil eden bu heyetin dinleme faaliyetindeki kapsayıcı yaklaşımı ‘Türkiye’nin Demokrasi Tecrübesi’ açısından müthiş bir deneyim üretti.
* Tabi bu dinleme faaliyetinde Öcalan’ın İmralı’da dinlenmesi hususu da tartışılıyor. İmralı dinlemesine karşı olarak özellikle iki argüman ileri sürülüyor:
* Birincisi TBMM’yi Komisyon üzerinden temsil eden heyetin TBMM adına Öcalan’la müzakere yapmasının kabul edilemez olduğu görüşüdür. Bu görüşü savunanlar temel bir olguyu gözardı ediyorlar. Komisyon dinleme faaliyetinde çağırdığı hiç kimseyle bir fikir alışverişi yapmadı.
* Sadece söz verdi ve dinledi. Yani gerçek anlamda bir dinleme faaliyeti yapılıyor. Dolayısıyla İmralı’da Öcalan’ın dinlenmesine karar verilirse bu da tam anlamıyla bir dinleme faaliyeti olacaktır, bir müzakerenin olmayacağı Komisyonun çalışma tarzından bellidir.
‘Öcalan devlete ait bir ceza infaz kurumunda’
* İkincisi “TBMM’yi temsil eden bir heyet Öcalan’ın ayağına gidemez” argümanıdır. Bu son derece hatalı bir yaklaşımdır. Öcalan Devlete ait bir ceza infaz kurumundadır. TBMM temsilcilerinin Devlete ait ceza infaz kurumlarına gitmesi kimsenin ayağına gitmek olarak asla kabul edilemez.
* TBMM’nin ilgili olağan Komisyonları defalarca ceza infaz kurumlarını ziyaret etmiştir. Kimse bunları mahkumların veya tutukluların ayağına gitmek olarak görmemiştir. Bu tip isabetsiz argümanların, faydalı olacağı öngörülen Komisyonun İmralı’da dinleme yapmasının önüne geçmemesi gerekir.
Başdanışman ayrıca kabul edilmesi gereken ‘realite’lerini de şöyle sıraladı:
- Geçiş sürecinde terör örgütünün feshi ve kesin silah bırakma bakımından Öcalan’ın kurucu ve temel irade olarak verdiği kararların önemini göz ardı etmemek gerekir.
- Öte yandan Terörsüz Türkiye’ye geçtikten sonra Öcalan’ın etkili olduğu mecranın demokratik siyasetle bütünleşmesine ve dışarıdan gelecek kimi unsurlarının toplumla entegrasyonuna katkı sağlama ihtimalini de gözetmek gerekir.
- Geçiş sürecine ilişkin Devlet politikası tüm bunları hesaba katar. Aksi gelişmeler halinde devlet zaten beka için doğrusu neyse onu yapar.
✔️GEÇEN PAZARIN YAZISI ( 1. Kısım)
— Mehmet Uçum (@mehmetucum) October 6, 2025
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN YENİ YASAMA YILINDAN BEKLENTİLER!
TBMM’nin yeni yasama yılında, halkın ihtiyaçlarını karşılayan kapsamlı yasama ve denetim çalışmaları ile seçim işlemlerinden oluşan rutin gündeminin yanında, rutin dışı…