TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, Yüksek İstişare Konseyi toplantısında hükümet ile Gülen Cemaati arasında yaşanan gerilimden rahatsız olduklarını ifade ederken, internet sansürünü artıracak yeni yasayı da kıyasıya eleştirdi.
‘Sorunlar yeni yıla devretti’

Yılmaz, çözüm süreci, bölgesel sarsıntılar, Gezi olayları, yeni Anayasa çalışmaları, yolsuzluk ve hukuksuzluk iddialarıyla çerçevelenmiş siyasi deprem düşünüldüğünde, 2013’ün ağır gündeminin yeni yıla devrettiğini söyledi. TÜSİAD Başkanı, önümüzdeki seçimlerin bu açıdan belirleyici olacağına şöyle işaret etti: “2014 yılında gerçekleşecek yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, 2015 yılındaki genel seçimlerin, ülkemizi sürekli bir siyasi kampanya ikliminde tutacak olması da bu dönemi belirleyecek dikkat etmemiz gereken en önemli husus. Bütün bu seçimlerin Cumhuriyet’in 100’üncü yılına doğru AB üyeliği, çözüm süreci, yeni Anayasa gibi konuları sonuçlandırarak Türkiye ‘nin geleceğine şekil verecek siyasi kadroları belirleyeceğini de unutmamak gerekir.”
‘Türkiye kendini tüketiyor’
Türkiye’nin ekonomisi, nüfusu, kritik coğrafi konumu ve içinde yer aldığı ittifak ağlarıyla dünyadaki gelişmelerden en fazla etkilenen ülkelerden birisi olduğunu belirten Yılmaz şöyle konuştu: “Türkiye’yi dünyadan bağımsız değerlendirmek mümkün değil. Ekonomik ve stratejik olarak, dünyanın yeni çerçevesinin çizildiği böyle bir ortamda, Türkiye kendisini tüketen, şiddetli, yıkıcı ve kazananı olmayacak bir kavgayla, enerjisini harcamakta. Gözleri kör eden bu kavganın temelinde, hukuk devleti, güçler ayrımı, temiz siyaset gibi vazgeçilmez demokratik kavramlar konusundaki zaaflarımızın yattığı açıkken, bu meseleye sistemi, kurumları alt üst ederek çözüm bulmaya çalışmanın doğru olmadığını düşünüyoruz.”
‘İnternet yasası kara bir bulut’
Siyaset dışı örgütlenmelerin, devlet kurumları aracılığıyla siyaseti etkilemeye çalışmasının tedirginlik verdiğini anlatan Yılmaz, birbiri ardına hazırlanan kanunlardan tereddüte düştüklerini söyledi. Yılmaz yeni internet düzenlemelerini de şu sözlerle eleştirdi: “İnternette özgürlük sınırlarını düzenleyen kanun tasarısının, iletişim özgürlüğü üzerine, kara bir bulut gibi çökeceği görüşü hayli yaygın. Torba Tasarı, internette sansür uygulamalarını artıracak nitelikte bir düzenlemeye doğru yöneliyor. Bilgi toplumu olma hedefi ile hoşumuza gitmeyen her alanı ani yasaklarla kısıtlama anlayışı birlikte var olamaz. Bu düzenleme hazırlığının bir an önce, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tanımladığı, ifade özgürlüğü kriterlerini içeren, AB standartlarında bir yapıyla değiştirilmesi gerektiğine kuvvetle inanıyoruz.”
‘Gezi nesli görmezden gelinemez’
HSYK düzenlemeleri dahil demokrasi ve kuvvetler ayrılığı dahil birçok konuda da tedirgin olduklarını dile getiren Muharrem Yılmaz, “Geleceğin Türkiye’sini dünyaya açık, demokratik ve özgürlükçü değerleri benimsemiş, katılımcı demokrasiyi özümsemiş bireylerin kuracağına inanıyoruz. Yeni nesillerin, bu değerleri büyük ölçüde benimsediğini, başta Gezi Parkı süreci olmak üzere, birçok vesileyle görme fırsatını elde ettik. Yapılan eleştiriler, ortaya konan talepler, bu gelişim çizgisinin görmezden gelinerek veya yasaklanarak, durdurulamayacağını bize kuvvetle göstermektedir” dedi.