Millet miyiz; emin değilim!
Bu soru, bazı milliyetçi dostların nazarında abesle iştigaldir ve lüzumsuzdur; ‘Kedinin dört bacağı olduğunu biliyor muydunuz?’ cinsinden bir tuhaflık. Öyle ki, ‘Türkler millet midir’ diye bütün nüfusu kaplayan genel bir anket yapılsa ezici çoğunlukla ‘vardır bittabii’ sonucuyla karşılaşırız.
Ben bu soruya ne yazık ki kestirmeden ve kesinlikle evet cevabı vermekte acele etmeyenlerdenim. Yukarda işaret ettim, bana göre millet bir mütearifedir, bir aksiyomdur; varlığı gibi yokluğu da kolay kolay ispatlanamaz. Ortak kabul meselesidir.
Zaten namdar Türk milliyetçilerinden rahmetli âlim Sadri Maksudi Arsal’ın ünlü eseri de bu tereddüdün izini taşır: Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları. Bir duygu… Meselâ ‘aile’ kavramının tarifi millete göre daha kolay ve elle tutulur sonuçlar verir; millet için aynı şeyi söylemek kolay değil
Benim cevabım net olarak şöyle: Vallahi pek emin değilim. Ara sıra inandığım, “Evet evet, biz elbette bir milletiz; bizi rezonans haline getiren, aynı tonda titreştiren tınılar var” dediğim de oluyor ama…