Tolga Şirin: Ülkede işgal yaşanırken dahi yeni Türkiye'yi kuracak olan meclis, meşruluk temelini sandığa dayandırmak istemişti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Van’daki YSK kararı ile buna karşı gösterilen tepkileri hedef alan konuşmasında diğer pek çok şeyin yanı sıra “Türkiye Cumhuriyeti sandıkta kurulmamıştır. Türk tarihi sandıkta yazılmamıştır.” gibi bir cümle kurdu. Bu cümle gerçekten ironik çünkü Türkiye, sandıkla kurulmuş bir devlettir.

Türkiye isminin uzun yıllardır ve özellikle 20’nci yüzyılın başından itibaren Osmanlı için dahi kullanılan bir kavram olduğunu biliyoruz. Fakat yurttaşı olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’ni resmî olarak (o zamanki adıyla “Yeni Türkiye”yi) 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi kurdu.

Bu meclisin varlığı ise sandıktan çıkan iradelerin üzerine bina edilmiştir.

Şöyle ki: Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıktıktan ve Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerini yaptıktan sonra Ankara’da bir meclis toplanması iradesini gösterirken 19 Mart 1920’de Temsilciler Heyeti adına “İllere, Bağımsız Sancaklara ve Kolordu Komutanlıklarına” bir telgraf göndermişti. Bu telgrafta Mustafa Kemal Paşanın bir “kurucu meclis” çağrısı yapmak istediğini biliyoruz. Fakat başta Kazım Karabekir Paşa olmak üzere gelen itirazlar üzerine “olağanüstü yetkilere sahip meclis” ifadesini kullandığını da.

Zaten bunlar Nutuk’ta da yazıyor. Meraklısı açar okur.

Tolga Şirin’in yazısı