Suriye kayıtları NATO'yu da dumura uğratmış

Dışişleri Bakanlığı’nda, Bakan Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Genelkurmay 2’nci Başkanı Yaşar Güler’in katılımıyla yapılan Suriye toplantısının ses kayıtlarının, NATO tarafından da yakından takip edildiği belirtildi. Üstelik herhangibir savaş durumunda NATO’nun Türkiye’ye destek vermesi teknik olarak imkansız.

Cumhuriyet gazetesi Ankara temsilcisi Utku Çakırözer bugünkü köşesinde, kayıtlarda dile getirilen Süleyman Şah Türbesi’ne saldırı düzenleyip suçu Suriye’nin üzerine atma ve böylece savaşa girme planlarının NATO’yu sarstığını yazdı. Üstelik, Türkiye’nin sınırları dışındaki tek toprağı olan türbeyi kendi toprağı olarak kaydettirmediği için herhangi bir savaş durumunda NATO’dan destek de gelmeyecek!

Elden ele dolaşan kayıt

Görüşmelerde, Türkiye'nin kendi sınırları dışındaki tek toprağı olan Süleyman Şah Türbesi'ne yönelik El Kaide tehdidi ve bu konuda neler yapılabileceği ele alınıyor. (Fotoğraf: DHA)
Görüşmelerde, Türkiye’nin kendi sınırları dışındaki tek toprağı olan Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik El Kaide tehdidi ve bu konuda neler yapılabileceği ele alınıyor. (Fotoğraf: DHA)

YouTube’a ‘seçim güdümü‘ adlı hesaptan yüklenen kayıtta yetkilier, El Kaide bağlantılı Irak İslam Şam Devleti’nin (IŞİD) kuşattığı Süleyman Şah Türbesi’ne olası bir operasyon hakkında konuşuluyor; Davutoğlu ‘Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bu konjonktürde böyle bir imkanın değerlendirilmesi gerektiğini’ söylediğini anlatıyor; Fidan ise ‘gerekirse Suriye’ye dört adam göndererek Türkiye’ye sekiz füze attırıp gerekçe üreteceğini‘ söylüyor.

Çakırözer, ses kaydının Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 5’inci maddesi nedeniyle hem NATO karargâhında hem de üye ülkelerin başkentlerinde elden ele dolaştığını belirtti. Söz konusu maddede “Bir üyeye yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağı” belirtiliyor.

Yetkililerin rahatlığı NATO’yu şaşırttı

Üye ülkeler ayrıca kendilerini de savaşa sokabilecek bir ‘roket senaryosu’nun, üstelik üst düzey yetkililer arasında bu kadar rahat konuşulmasını da kaygı ve şaşkınlıkla karşıladıklarını belirtiyor.

Ancak, Çakırözer bu senaryoda hesap edilmeyen bir gerçeğe işaret etti: “Görüştüğümüz yabancı diplomatlar Cumhuriyet’e yaptıkları değerlendirmelerle ilgili şu bilgileri verdi: ‘Bu senaryo sızdığından bu yana, bunun olası sonuçları NATO koridorlarında hem askerler hem de siviller arasında konuşuluyor. Varılan sonuç şu: Türbeye yapılacak bir saldırı nedeniyle Türkiye ile Suriye savaşa girerse, NATO’nun ortak savunma ilkesi devreye girmeyecek!’

  (Fotoğraf: DHA)
Türkiye’nin Suriye ile savaşa girmesi halinde NATO’nun ortak savunma ilkesi hayata geçmeyecek. (Fotoğraf: DHA)

NATO’nun ortak savunması hayal

Türkiye’nin NATO Daimi Temsilciliği görevini de yürütmüş olan emekli Büyükelçi Ümit Pamir’e de bilgiyi doğrulatan Çakırözer, büyükelçinin şu ifadelerini aktardı: “Türkiye’nin yurtdışındaki tek toprak parçası olan Suriye sınırları içindeki Süleyman Şah Türbesi’ne yapılacak bir saldırı NATO’nun ‘ortak savunma’ ilkesini harekete geçirmez. Çünkü Türkiye NATO’ya üye olurken o türbeyi kendi toprağımız olarak kayıtlara geçirtmedi. Siyasi olarak ortak savunma talebinde bulunabiliriz belki ama bunun hukuki dayanağı bulunmamakta.”

Utku Çakırözer, Pamir’in verdiği Fransa örneğini de aktardı. Buna göre, Fransa NATO’ya üye olurken o dönem sömürgesi olan Cezayir’i ‘denizaşırı ulusal toprağı’ olarak saydırmış. Yani Cezayir’e yönelik bir saldırı NATO Antlaşması’na göre otomatik olarak Fransa’ya yapılmış sayılacak ve ortak savunma şemsiyesi hayata geçirilebilecekti. Pamir, Cezayir’in şu an bağımsız bir ülke olmasına karşın bu koşulun hâlâ NATO antlaşmasının dipnotu olduğuna da dikkat çekti.