Soli Özel: 'Gezi'ciler üç yıl önceyi anıp üzülürken, dün İstanbul'da 'Gezi'yi dize getirenlerce 'Fetih' kutlandı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Gezi iyi ve güzel bir hareketti. Türkiye’de alışık olunmadık bir dayanışma, kaynaşma, hiyerarşisiz işbirliği potansiyelini harekete geçirmişti. Birbirine çok uzak oldukları sanılan grupları o anın sihri içinde bir araya getirmeyi, bir arada tutmayı ve yepyeni bir siyasal alan açmayı başarmıştı.

Ama asıl önemlisi iktidar kendince ‘devrim’ olarak gördüğü dönüşümün rayından çıkması ya da farklı bir hatta oturması ihtimali karşısında kendi kitlesini müthiş bir enerjiyle harekete geçirdi. O kitleyi son on yılda kazandıklarını kaybedebileceği korkusuyla etkiledi.

Gezi’yi şeytanlaştırdı. Katılanları değersizleştirdi. Olaylar yatıştıktan sonra da benzer bir şiddet dalgasının her an harekete geçebileceğini anlayabilen herkese gösterdi. Caydırıcılık siyaseti başarılı oldu. Başkaldıran kitle sindirildi.

‘Gezi’ciler üç yıl önceyi anıp üzülürken, dün İstanbul’da ‘Gezi’yi dize getirenlerce ‘Fetih’ kutlandı. Bir türlü kendilerine ait hissedemedikleri ya da korumaktan çok rantına meftun oldukları payitahtın alınması coşkuyla yadedildi. Giderek sarpa saran bir dış politika alanı bir kenara bırakılarak, Fatih’in çağ değiştiren başarısının anısıyla büyüklük duygusu derinleştirildi. Bir bakıma iç politikadaki büyük başarı ve onun simgelediği ‘fetih’ kutlandı aslında.

Soli Özel’in yazısı