Sevda Tepesi'nin Suudi kralına satışına iptal davası

Suudi Kralı Abdullah’ın Kandilli’deki Sevda Tepesi’ni tehdit ve zorla satın aldığı iddiasıyla iptal davası açılıyor.

Tepenin hissedarlarından Sinan Vlora’nın avukatlarının ortaya koyduğu iddialar arasında, satış için kamuoyuna açıklandığı gibi 27 milyon dolar ödenmediği, bütün hissedarlara satış bedeli olarak 1984 yılında toplam 1 milyon 200 bin dolar ödendiği, üstelik tepeyi satmak istemeyen hissedarların tehdit edilerek korkutulduğu da var.

sevdatepe

Taraf’tan Ertan Altan’ın haberine göre Vlora Ailesi avukatlarından Sevcan Kumyol Yücel, bu ay içinde, satışın tehditle gerçekleştiği ve bu yolla ilan edilenin çok altında bir bedel ödendiği gerekçesiyle iptal davası açacak.

28 yıllık kararı TÜRGEV’e yapılan bağış mı değiştirdi?

1984 yılında Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın, İstanbullu Dirvana ve Vlora ailelerinden satın aldığı Boğaz’a bakan 57 dönümlük tepe için 27 milyon dolar ödendiği açıklanmış, dönemin İstanbul büyükşehir belediye başkanı Bedrettin Dalan ve başbakanı Turgut Özal’ın girişimleriyle yürürlükteki imar kanunları esnetilmiş, İstanbul Boğazı’nda geçerli olan askerî kanunlarda da Sevda Tepesi için istisnalar yapılmıştı.

9 Soruda TÜRGEV

Dalan’ın ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Nurettin Sözen’in, Kral için yapılan özel imar düzenlemelerini yargıya taşıması sonrasında Anayasa Mahkemesi kararıyla Sevda Tepesi imara kapatılmıştı.

AYM’nin söz konusu kararından tam 28 yıl sonra, 17 Aralık operasyonunda ismi geçen eski çevre ve şehircilik bakanı Erdoğan Bayraktar, SİT alanı tepede imar izni verdiklerini, “Adam 20 küsur yıl önce 27 milyon dolar ödeyip almış, yazıktır. Oraya sadece dört adet villa yaptıracak” sözleriyle duyurmuştu.

TURGEVLOGO
28 yıl sonra çıkan imar izninin arkasında Suudi Kraliyeti’ne bağlı bir şirket tarafından TÜRGEV’e yapılan bağışlar olduğu iddiası gündeme gelmiş, 17 Aralık soruşturmasıyla tartışma konusu olan TÜRGEV’in, 2012 yılında 99 milyon 999 bin 990 dolar bağış aldığı Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından doğrulanmıştı. Bağışı yapan şirketin ise Suudi Kraliyeti’ne ait Royal Protocol olduğu belirlendi.

Hissedarlar tehdit edilerek satışa mecbur edildi

Tepeyi Suudi Kralı’na satan Vlora Ailesi’nin avukatı Sevcan Kumyol Yücel, yargıya bu ay çok farklı bir dosyayla başvuracak.

Vekili olduğu Sinan Vlora’nın özellikle satışa karşı çıktığını belirten Yücel, satışın kanunen olması gerektiği gibi tapuda değil, Bedrettin Dalan’ın makamında yapıldığını, hissedarların tehdit edilerek satışa mecbur edildiğini iddia etti. Bu iddiaları yargıya taşıyacağını belirten Yücel, Sevda Tepesi için söylendiği gibi 27 milyon dolar ödenmediğini açıklayan bir belge de gösterdi.

1984 tarihli Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası A.Ş’ye ait Döviz Alım Belgesi’nde, Kandilli 945 ada ve 12 parsel için toplam 1 milyon 200 bin dolar ödendiği yazılı. Bu ada ve parseller, 57 dönümlük Sevda Tepesi’nin tümüne denk geliyor. Belgede ödemeyi yapan kişi olarak, Sevda Tepesi’nin satışında da Kral Abdullah’ın vekili olan Hassan Shabib ismi yer alıyor.

Bu belgenin ilk kez ortaya çıktığını belirten avukat Yücel, tehdit iddialarıyla ilgili de mahkemeye tanık göstereceklerini söyledi. Vlora Ailesi, bu iddialarla satışın iptali davası açacak. Tehdit konusunda da bazı kişilere suçlamalar yöneltilecek.

Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Kral Abdullah'ın, o dönem Türkiye’ye 10 milyar dolar tutarında yardımı hibe olarak verdiğini iddia etmiş
Eski bakan Bayraktar, Kral Abdullah’ın, o dönem Türkiye’ye 10 milyar dolar tutarında yardımı hibe olarak verdiğini iddia etti.

10 milyar dolar hibe kime verildi, nasıl kullanıldı?

Eski bakan Erdoğan Bayraktar’la Sevda Tepesi’nin imara açılmasının ardından görüşen gazeteci İsmail Küçükkaya, o dönem genel yayın yönetmeni olduğu Akşam gazetesinin manşetinden çok çarpıcı bilgiler aktarmıştı. Kral için, “Yazıktır, adam 27 milyon ödedi. İmarı da çok vermedik” şeklinde açıklamalar yapan Bayraktar, Küçükkaya’ya önemli bir bilgi daha verdi. Kral, o dönem Türkiye’ye 10 milyar dolar tutarında yardımı hibe olarak vermişti. Bu hibenin kime verildiği ve nasıl kullanıldığı ise bilinmiyor.