Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Gayrimenkul sektörünün önde gelen temsilcilerinden birinden duymuştum. “Türk halkı tapu aşığıdır. İmkânı olduğunda konut sahibi olmaya çalışır” demişti.
Notlarıma baktım, bu sohbeti tam sekiz yıl önce yapmışız. Aynı sektör temsilcisi ile geçen hafta tekrar bir araya geldik. Gördüm ki; durum değişmiş; Türk halkının tapu aşkı son bulmasa bile soğumaya başlamış.
Sekiz yıl önceki sohbetimizde, konut sektörünü etkileyen dört temel unsur üzerinde durmuştuk. Bunlar hâlâ geçerli, fakat bugün her biri farklı bir görünümde karşımızda.
Birincisi talepti. Konut satışı için önce talep olmalıydı. Bu açıdan Türkiye hâlâ şanslı sayılır. Her yıl evlenen binlerce çift var. Adı üstünde, “ev”leniyorlar; bunlara ev lazım. Evlenenler kadar olmasa da boşananlar var. Evleri ayırıyorlar. Onlara da ev lazım. Dolayısıyla Türkiye’de piyasayı her zaman için canlı tutabilecek bir asgari talep var.