MÜSİAD’ın periyodik olarak gündemde tuttuğu sektörel ve bölgesel asgari ücret konusunda hazırlıklar yürütülüyor.
Öncelikle coğrafi temelli ücret ayrımı, eşitlik ilkesine aykırıdır, hukuki ve anayasal tartışmalar üretir. Asgari ücretin özü; “en düşük ücret” olmasıdır, bölgesel uygulama bu tanımı bozar ve bazı bölgelerde daha düşük ücret, bir düzey oluşturmasını sağlar. Kayıt dışı istihdamı teşvik eder vergi kaybı üretir.
Düşük yaşam maliyetli bölgelerde asgari ücret daha düşük belirlenirse, o bölgelerdeki yoksulluk ve gelişmişlik farkı artar. Zengin bölgeler (İstanbul, Ankara vb.) daha yüksek ücret alırken, az gelişmiş bölgeler daha da geride kalır. Bu da zaten bozuk olan gelir dağılımı adaletsizliğini çok daha büyütür.
Düşük ücretli bölgelerden yüksek ücretli metropollere (özellikle İstanbul’a) göç artışı beklenir. Bu durum, konut fiyatlarını ve kiraları daha da yükseltir; trafik, altyapı, eğitim, sağlık hizmetine yüktür.