AKP’nin yerel seçimlerden aldığı sonuçtan dünyanın iki zıt kesimi büyük memnuniyet duydu. Bunlardan biri Avrupa’daki aşırı sağ, diğeri ise Ortadoğu’daki Müslüman Kardeşler. Her ikisi Türkiye’nin bir Avrupa ülkesi olmadığına ve bu seçimlerin bunu tekrar ortaya koyduğuna inanıyor.
Bir taraf bunu Türkiye’yi Avrupa’dan uzaklaştırmak için, diğeri taraf ise Türkiye’yi Ortadoğu’ya yaklaştırmak ve laiklere karşı İslami kesimi güçlendirmek için kullanıyor.
Türkiye’deki gelişmeler ve Batı’dan gelen son yansımalar yan yana konduğunda, içerideki toz dumanın yatışmasından sonra Erdoğan’ın “Yeni Türkiye”sinin, dünyadaki “yeni yerini” bulmak gibi ciddi bir mesele ile karşı karşıya olacağı görülüyor.
Bir yandan Müslüman Kardeşler perspektifinden hareket eden, diğer yandan Batılı görünen, fakat çağdaş demokratik ilkeleri içselleştirememiş olanların Türkiye’si bu tehlikeli bölünmüşlük hâliyle nereye koşuyor? Türkiye’deki gelişmelerden memnun olan Batı’nın aşırı sağcıları ile Ortadoğu’nun Müslüman Kardeşler’i dışındaki kesimlerin de merak ettikleri bu, çünkü mevcut kumaştan Batılı anlamdaki çoğulcu, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin ortaya çıkamayacağını görüyorlar.