Sedat Ergin: Erdoğan Köşk yolunda çatışmacı kişiliğini saklamakta zorlanacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Erdoğan’ın dünkü konuşmasının bir başka önemli yönü, Çankaya Köşkü’ne çıkmaya hazırlanırken cumhurbaşkanı olmanın gerekleriyle çatışmacı kişiliğinin baskın dürtüleri arasındaki çelişkiyi açıkça dışavurmasıydı. Bu haliyle, aslında dün karşımızda iki ayrı Recep Tayyip Erdoğan bulduk.

Galiba konuşmasının en çok akıllarda kalacak bölümlerinden biri bu güvenceyle ilgili sözleri olacaktır. Ancak tam bu noktada bir inandırıcılık sorunu yaşadığını artık Başbakan’ın kendisi de kabullenmek durumundadır.

Erdoğan’ı geçmişte muhtelif balkon konuşmaları yapmasına karşılık, sonradan bu mesajların gerektirdiği kapsayıcılığı, hoşgörüyü bir tarafa bırakıp, kolaylıkla kavgacı çizgisine kayan bir siyasetçi olarak tanıyoruz.

Dolayısıyla Erdoğan’ın “balkondan odaya dönme” diye tanımlayabileceğimiz bu davranış kalıbını Köşk’e çıktıktan sonra tekrarlamayacağının güvencesi yoktur. Burada bıraktığımız şüphe payını pek çok örnekle gerekçelendirebiliriz.

Erdoğan, dünkü konuşmasının bir yerinde ne kadar kucaklayıcı olduğunu göstermek için “Alevi’nin sorunlarını da kendimize dert edindik” dedi.

Alevi dosyasının son 11 yıllık seyrini bilmeyenler Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde bu sorunlarda büyük atılımlar yapıldığını zannedebilirler. Oysa CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğinin 2011 seçiminde miting meydanlarında yuhalanmasını Erdoğan’ın nasıl teşvik ettiği belleklerden silinmemiştir.

Erdoğan’ın “Herkesin Cumhurbaşkanı” olabilmesi için yalnızca kürsüde bu doğrultuda kuvvetli konuşmalar yapması yetmeyecektir.

Sedat Ergin’in yazısı