Aslında ABD’li fikir adamları, akademisyenler ve gazeteciler arasında Türkiye konusunda son derece canlı bir tartışma var bugünlerde. Ancak bir karşılaştırma yapıldığında, Türkiye lehindeki görüşlerin terazinin diğer kefesinde tam bir karşı ağırlık oluşturabildiğini söyleyebilmek zor.
Sonuçta ABD’li kanaat önderlerinin Türkiye’ye bakışında, 1950’li yılların başından beri bu ülkede yerleşmiş olan düşünce kalıplarında ciddi bir kırılma yaşanıyor. Bu durumun, resmi Amerikan politikasına muhtemel yansımalarıyla birlikte, Ankara ile Washington’un karşılıklı uzaklaşma sürecini hızlandıran bir faktör olacağını tahmin etmek güç değil.