Şahin Alpay: Erdoğan üçüncü döneminde Yüce Divan'dan nasıl kurtulacağına odaklandı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Erdoğan, son genel seçimlerde yüzde 50 oranında oy almasıyla açılan üçüncü döneminde Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yılında Türkiye’yi dünyanın en büyük on ekonomisi arasında sokma vizyonuna odaklandı.

“En iyi ben bilir, en iyi ben yaparım” mantığıyla, bütün gücü elinde toplamaya, giderek keyfileşmeye ve otoriterleşmeye yöneldi. Popülaritesinin zirvede olduğunu sandığı bir sırada Gezi Parkı gösterileriyle karşılaşınca, şaşkına döndü. İktidarının tehlikede olduğu kaygısıyla paniğe kapılarak, yaklaşan seçimlerden başarıyla çıkabilmek için toplumu kutuplaştırma stratejisini benimsedi.

17 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasıyla Erdoğan, kariyerinin dördüncü dönemine girdi. Bu dönemde artık vizyon kalmadı; bütün çabası ucu kendisine ve ailesine uzanan soruşturmayı nasıl örtbas edeceği, Yüce Divan’dan nasıl kurtulacağı sorusuna cevap arayışına odaklanmış durumda.

Bu bağlamda başbakan mı kalsın, Çankaya’ya mı çıksın, karar veremiyordu. Geçen cuma günü AKP yönetiminden çıkan, en çok üç dönem seçilme kuralıyla ve mevcut yüzde 10 barajlı nisbi temsil seçim sistemiyle devam kararları, Erdoğan’ın artık Çankaya adaylığına karar verdiğine işaret ediyor.

Göründüğü kadarıyla Erdoğan’ın bundan sonraki oyun planı şu: Cumhurbaşkanı seçilecek.

Böylelikle Çankaya’da oturduğu sürece ancak vatana ihanet suçlamasıyla ve ancak Meclis’in dörtte üç çoğunluğuyla Yüce Divan’a gönderilebilme güvencesine kavuşacak. Hükümeti ve AKP’yi Çankaya’dan yönetecek. Üç dönem kuralıyla gelecek genel seçimde kendisine tümüyle sadık kişilerden oluşan bir parti grubu kuracak.

Şahin Alpay’ın yazısı