Saadet'ten son dakika: Kimseye seçim kazandırma-kaybettirme anlayışında değiliz

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, yarın kendi adayları Necdet Gökçınar ile İstanbul seçimine katılacaklarını hatırlatarak ‘kimseye seçim kaybettirmek veya kazandırmak üzere siyaset yapmadıklarını’ söyledi.

Fotoğraf: DHA (Arşiv)

Karamollaoğlu, 23 Haziran İstanbul seçimine saatler kala sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.

SP şöyle dedi:  “Gerek Necdet Bey gerekse teşkilatımız, bütün baskı ve ambargolara, bir algı oluşturulma çabasına rağmen ciddi bir gayretle çalışmaktadırlar. Bu sebeple belirtmek isterim ki bizim siyasi anlayışımız kimseye seçim kaybettirmek veya kazandırmak üzerine kurulu değildir.”

https://twitter.com/T_Karamollaoglu/status/1142351455686463488
https://twitter.com/T_Karamollaoglu/status/1142351529598488576

Karamollaoğlu, twitter hesabından bir de video paylaşarak, AKP’nin ‘U’ dönüşlerini sert bir dille eleştirdi.

SP lideri, ‘180 Derece Dönüşlü-Nereden Nereye’ başlıklı videoda şöyle dedi: “Müthiş bir kadro çark etmekte de üzerlerine yok. Böyle gidiyorlar, bir gün sonra 180 derece hiç utanmadan dönüyor. Dün söylediğini bugün inkar edebiliyorlar.”

https://twitter.com/T_Karamollaoglu/status/1142157866142486528

Milli Gazete yazarı Şakir Tarım ise bugünkü yazısında SP Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi Recai Kutan’ın “Millî Görüşçü Saadet’e oy verir” sözlerini hatırlattı. Tarım, şunları yazdı:

“(…) Oluşturdukları garabetin hangi tarafından tutacağımızı şaşırdık. Millî Görüşçünün eskisi, yenisi olur mu? Dava sahibi her zaman dava sahibidir. “Erbakan’ın arkadaşları” denilen zevat, Hoca hayatta iken bile yanında durmadılar. Şimdi neyin peşindeler? Sonra, Saadet Partisi’nin her işi istişare ile yapan “yetkili organları” var. Bunlar Saadet Partisi’ni “yönlendirme” yetkisini nereden alıyorlar?

(…) Erbakan Hoca kendisini AKP’nin yanında göstermek isteyenlere, “Beni AKP’nin günahlarına ortak etmeyin” derdi. Bu yüzden AKP’ye uyarı görevini hiç bırakmadı.

Saadet Partisi AKP’ye iyilik için onları israf ve rüşvet konusunda uyarıyor. Bazı AKP’liler bazı bankaların yönetim kurulu üyesi yapıldı, ama hiçbiri bankacı değil. Ehliyet ve liyakat söyleminiz nerede kaldı?

Propaganda ile halkı kandırabilirsiniz. Seçim yapılmayan 80 ile astığınız pankartlarla oluşturduğunuz, ‘İstanbul’un Binali Yıldırım’a ihtiyacı var’ garabetini gelecek nesillere ve dış dünyaya inandırabilir misiniz?

(…) Geçtiğimiz sene vefat eden efsane Bayındırlık ve İskân Bakanı Cevat Ayhan’dan örnekle onu hatırlamak istiyorum. İTÜ mezunu olan Cevat Ayhan devletin çeşitli kademesinde görev yaptı. 3 dönem SakaryaMilletvekili seçildi. Partisinin genel başkan yardımcılıkları görevinde bulundu. Hep Millî Görüşçü olarak kaldı. Vefat ettiğinde oturduğu 80 m. karelik evinden başka malvarlığı yoktu.

Trafik polisi bakanlığı sırasında aracını durdurdu. Cezasını söyledi. Bakan olduğunu öğrenince utandı, özür diledi. Cevat Bey, ‘Evlâdım sen görevini yapıyorsun’ diyerek belirlenen cezayı ödedi.

Hiç kimse yarım asırlık onurlu mücadele yürüten Millî Görüşçülere haksızlık etmesin Onlar bu ülkenin sigortası. Bir şey istemeden ülkelerine hizmet ediyorlar. Siyasiler birbirini anlamaya çalışsalar ne güzel olur! Çok şey mi istiyoruz yoksa?”