Mevcut şartlarda barajın kalkması, esas olarak ve belki de sadece HDP’ye yarar. Seçimlere bağımsız adaylarla değil de parti olarak girmesi halinde HDP’nin mevcut milletvekili sayısını ikiye katlaması bile mümkün olabilir. Bu durumda en büyük kaybın kendilerinden olacağı için AKP’lilerin barajı savunmaları ilk bakışta anlaşılır bir şey.
Ama madalyonun diğer yüzüne bakınca, iktidar partisi eğer çözüm sürecinde sahiden samimiyse, bunu başarmak için zayıf değil tam tersine güçlü bir muhataba ihtiyacı olacaktır. Eğer HDP bugün baskın olan eğilime uygun olarak seçime baraja rağmen parti olarak girer ve yüzde 10’un altında kalırsa bu durum çözüm sürecini iyice zora sokar.
Tabii olayın bir de Tayyip Erdoğan-Haşim Kılıç çatışması boyutu var. Muhafazakâr kimliğiyle temayüz eden, AKP’nin kapatılmamasında son derece kritik bir rol oynamış olan Kılıç, bir süredir siyasi iktidarın önde gelen isimleri ve destekçileri tarafından “son vesayetçi” olarak gösteriliyor.