Ruşen Çakır: Türkiye'nin isteksizliği Obama'nın stratejisinin şansını epey düşürüyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

(IŞ)İD, Irak’ta, Suriye’de ve genel olarak İslam dünyasında yaşanan bir dizi sorun sonucu ortaya çıkmış, güçlenmiş bir örgüt. Bu sorunlarla yüzleşmeden, onları çözme yolunda sahici adımlar atmadan (IŞ)İD’i yenmek zor olacaktır. Bu başarılsa bile (IŞ)İD kısa süre içinde küllerinden yeniden doğabilir veya nasıl El Kaide’den (IŞ)İD çıktıysa şu ana kadar adını duymadığımız yepyeni bir yapılanma çok daha güçlü ve etkili bir şekilde karşımıza çıkabilir.

(IŞ)İD’e karşı mücadelede, NATO’nun yegane Müslüman üyesi, Irak ve Suriye ile sınırdaş Türkiye’nin teorik olarak merkezi bir rol üstlenmesi beklenir ama görüldüğü kadarıyla bu olmayacak. Bunun ilk nedeni (IŞ)İD’in 49 diplomatı rehin olarak elinde tutuyor olması. Ancak başka nedenler de var. Özellikle Obama’nın stratejisinde Batılı güçlerin kara harekatına yer verilmeyip sahada (IŞ)İD’e karşı savaşan güçlere her türlü yardım ve desteğin öne çıkarılması Ankara’yı tedirgin ediyor, zira PKK (ve onunla bağlantılı silahlı güçler) gerek Irak, gerekse Suriye’de (IŞ)İD’e karşı fazlasıyla öne çıkıyor. Türkiye’nin bu isteksizliği Obama’nın stratejisinin başarı şansını epey düşürüyor.

Ruşen Çakır’ın yazısı