MHP’nin, 10 Ağustos’ta birlikte hareket ettiği CHP’ye katılmaması, 7 yıl önce Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesi sırasında izledikleri tutumu hatırlattı: Kendi adaylarını çıkararak Gül’ün seçilmesini mümkün kılmışlardı. Dün de törene katıldılar, ayağa kalktılar ama Erdoğan’ı alkışlamadılar. Yani onun meşruiyetini memnun olmasalar da kabul ettiler.
Buna karşılık HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın da dahil olduğu bazı HDP’liler yemininden sonra Erdoğan’ı kısa da olsa alkışladılar. Bu davranış da, bu partiye destek veren, hatta içinde yer alan bazı kesimlerin tepkisine yol açtı. Bu alkışlama, Gezi direnişi sürecinde, o zamanki adıyla BDP yönetiminden gelen bazı tereddüt ve eleştirilerle ve son olarak KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın kendisiyle yaptığımız söyleşide ‘Beyoğlu’ndaki marjinal bir grup’tan şikayet etmesiyle birleşince HDP’ye yönelik ‘sol’ eleştirilerin kabardığına tanık oluyoruz. Öte yandan Kürt siyasi hareketinin çözüm sürecini yürütme adına Erdoğan eleştirisinden kaçındığını ileri sürenlerin de dünkü alkışı sık sık hatırlatacakları açıktır.