Şırnak’ta 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan Roboski katliamının yedinci yıldönümünde hayatını kaybedenlerin mezarı başında anma etkinliği düzenlendi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait savaş uçakları, 28 Aralık 2011’de kaçakçılık yapan 17’si çocuk 34 kişiyi PKK’lı grup diye bombalayarak öldürmüştü.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre yakınlarını kaybeden aileler ve anma için köye gidenler, ellerinde fotoğraflarla sabahın erken saatlerinde mezarlığın yolunu tuttu.
Ailelerin siyah renkli elbiseler giydikleri görülürken anmaya HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, HDP’li vekiller, insan hakları savunucuları ile barolara bağlı avukatlar da katıldı.
Kardeşi Serhat Encü’yu kaybeden Veli Encü, katliamın nasıl ve kimlerin emriyle gerçekleştiğinin bilinmesine rağmen faillerin bulunması noktasında kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını söyledi.

Encü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) başvuruyu reddettiğini ifade edip “Geldiğimiz noktada Roboski davasını canlandırmak, bir ölüyü canlandırmak kadar zor olmuştur” dedi.
Roboski için ilk olarak Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruldu. AYM, 53 başvurucunun üçünün vekaletinin eksik olduğunu belirtti ve bunların 15 gün içinde tamamlanmasını istedi. Ancak avukat, belgeleri sağlık raporuyla birlikte iki gün geç sundu. AYM raporu kabul etmeyip başvuruyu da reddetti. Dosya bu kez AİHM’e gitti. AİHM de AYM’nın ret kararına yapacağı bir şey olmadığını belirterek dosyayı kapattı.
Encü, AİHM’in dosya karşısında ‘üç maymun’u uyguladığını dile getirerek dava dosyasının reddedilmesinde sorumluluğu olan kişi ve kurumları eleştirdi.
Encü şöyle devam etti: “Başka şeyler de söylüyoruz ve bunları söylerken sesimiz, bizimle beraber olanların çoğunun suskunluğuyla yükselen bir duvara çarpıyor ve bu köyün dışına maalesef çıkamıyor. Siyasi ve toplumsal şöhret ya da tazminattan pay edinmek gibi amaçlarla Roboski davasının sahibi gibi gezenlerin hiçbirisini dava skandal bir şekilde sonuçlandığında ortalıkta göremedik. Biz-iki kişinin esas kabahatli olduğunu söyleyip feryadımızı Roboski dağlarına haykırıyoruz. Ama sesimiz köyden çıkmayıp yüzümüze geri çarpıyor.”
Beştaş ve Elçi’ye eleştiri

Encü, eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Davanın nasıl yürütüleceği konusunda bütün aileleri ikna eden, parti adına davanın siyasal yükünü omuzlayan Meral Danış Beştaş ile mahkemeye bir evrakı zamanında teslim etmeyi beceremeyen Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi’nin önce Roboskililere, sonra da bütün Kürt halkı ve Türkiye’nin hakperest kamuoyuna bir özeleştiri borçları, bir hesap verme sorumlulukları vardır. Ancak ne gariptir ki bu iki insan bugüne kadar böyle bir özeleştiriyi vermiş değiller. Bilakis, biz buradaki devasa sorumsuzluğu eleştirdikçe, sanki Roboski katliamını onlar yaşamış da biz o davayı batırmışız gibi muameleyle karşılaşıyoruz. Bu muameleyi hem siyasetçilerimizden, hem Şırnak Barosu’nun birçok üyesinden hem de sivil toplum insanlarından görüyoruz. Roboski sahipsizmiş, çok geç anladık. O kadar yalnızmışız ki ilgili avukat hakkında baroya verdiğimiz şikayet dilekçesinin akıbetini öğrenemiyoruz. En çok bu kayıtsızlıktan, bu dehşet verici suskunluktan ürküyoruz. Biz pes etmeyecek, o ölüyü diriltecek, Roboski’nin fail ve sorumlularını adalet önüne çıkarmak üzere her şeye sıfırdan başlayacağız.”
Encü, davanın tüm yönleriyle tartışılacağı bir konferans düzenlenmesini, özeleştirilerin yapılmasını istedi.