Bir toplumda suç ve suçlu, eğer güçle, nüfuzla ve “başarı” ile yan yana anılmaya başlarsa, bu durum sadece bir güvenlik sorunu olmaktan çıkar; bir rol model krizine dönüşür. Çocuklar ve gençler, ideallerini artık kitaplardan, öğretmenlerden ya da ailelerinden değil; görünür olan, güçlü olan ve “korkulan” figürlerden almaya başlar.
Eğer bir toplum, çocuklarına güçlü ve ahlaki rol modeller sunamazsa; rol modeller suçla oluşan kimlikler olduğunda, o boşluğu suç, şiddet ve korku doldurur.
Rol model eksikliği, yalnızca bireysel bir sorun değil, doğrudan bir kamu güvenliği meselesidir.
Peki çözüm nerede?
Öncelikle meseleyi sadece “asayiş” başlığı altında ele almak büyük bir yanılgıdır. Bu bir eğitim, kültür ve değer inşası meselesidir.
Aile, çocuğun ilk rol modelidir. Ancak günümüz dünyasında aile tek başına yeterli değildir. Okul, medya, siyaset ve toplumun tüm görünür aktörleri bu sorumluluğu paylaşmak zorundadır. Toplumun görünür aktörlerinin meşruiyet ve ahlak dışında hiçbir güç unsuruna yaslanmaması, böylesine bir ilişki ağında olanlar süratle hukuk önünde hesap sorulması şarttır.