(…) sözde “darbe planlarına” karşı düzenlenen Ergenekon operasyonları, aynı Susurluk olayı gibi, olayın kaynağı olan soğuk savaş yapılanmalarını açığa çıkarmak yerine, yargının ve polisin içindeki bir çeşit ideolojik hesaplaşmaya dönüştü.
O dönem 80 yaşındaki İlhan Selçuk’u, Türkan Saylan’ı darbeci ilan edip tutuklamanın “ideoloji” dışında bir gerekçesi yoktu. Ve intikam hissiyatı! 2016’nın İlhan Selçuk’u, Türkan Saylan’ı ise, Hilmi Yavuz ve Nazlı Ilıcak’tır. 2016’nın Yalçın Küçük’ü ise Ali Bulaç!
İnsan hakları savunucusu, en baskı altındaki inanç gruplarından biri olan Türk Protestan Kilisesinin avukatı, Orhan Kemal Cengiz’in gözaltına alınması dayanılmaz bir hafiflikti.
Kadim Diyarbakır, Lice, Midyat, Şırnak, Yüksekova, Hakkari’yi bombalayan yerle bir eden ekipler, bir gün gelip TBMM’yi bombaladı.
“Sızıntı” dergisi okurları, devlet yapılanmalarına 12 Eylül sonrası nasıl adım adım sızdılar? Soğuk Savaş filmlerin uzaydan gelen ve dünyayı sinsice istila eden yaratıkları gibi değil herhalde… Devlet içinde bir ekip olurlarken herkes haberdardı varlıklarından.