Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Sadece kendi hafızanızın diri tarafına kayıtlı kaç ‘Üçüncü Dünya Savaşı’ olduğunu düşünün. Üçüncü Dünya Savaşı kapıda mı? İkincisi bittiğinden beri, hakikaten hemen ardından başladı. Kürenin iri güçlerinin dağılımında ne zaman bir çatışma ihtimali belirse, olabileceklerin en fenasının kod ismi olarak, büyük savaşlar dizisinin yeni ‘bölümü’ bir fragmanla ortaya sürülüyor. Hazırlanın. Oysa yanına bir rakamın denk düştüğü tek büyük savaş İkinci Dünya Savaşı. İlki zaten Dünya Savaşı’ydı, ikiden sonraki ise kopmadığı için değil, artık her an ve her yerde olduğu için başında bir ‘üçüncü’ye ihtiyaç duymuyor.
…
‘Dünya Savaşı’ anlamını yitirmişken, savaşlar yeni biçimlerle hayatın zerrelerine işlemişken, Üçüncü Dünya Savaşı’na tam ikna olmamamızın bir sebebi de belgesinin bulunmaması. Sanki birileri, o güvenilmez baş karakterlerden teki “Üçüncü Dünya Savaşı başlamıştır” diye bir bildiri yayınlamadan başlamış sayılmayacak. Yoksa ne olup bittiği tam anlaşılmıyor. Şimdi tam olarak ne oldu? Ancak “Üçüncü Dünya Savaşı bitmiştir” şeklinde sarih bir deklarasyon nihayetlendirebilir dizinin bu sezonunu. Yoksa ikna olmuyor kimse.
…
Savaş her yerde. Bazı savaşlar görünmüyor, bazıları savaştan sayılmıyor, bazı soykırımlar birilerini ikna etmeye yetmiyor. Savaş devletlerin halklarına karşı savaşıyla da sürüyor. Savaş sermaye üzerinden yürüyor, savaş endüstrisi dünyayı yönlendiriyor. Buradan başka bağlantılar sırasını bekliyor.