Milliyet gazetesindeki işine son verilen Pelin Batu, veda yazısında işten çıkarılma sebebinin hükümete yönelik eleştirileri olabileceğini ima ederek, ”… bu tahammülsüzlükte müthiş bir özgüvensizlik, bu mütecavizlikte müthiş bir acziyet görüyorum” ifadesini kullandı.
‘Korkmuyorum’
Gazetedeki işine telefonla son verildiğini aktaran Batu, ”İşimden de olsam, ölüm tehditleri de alsam, bu kadın düşmanı ülkede ucuz bel altı hakaretlerine de maruz kalsam fark etmez, korkmuyorum. Aksine, bu tahammülsüzlükte müthiş bir özgüvensizlik, bu mütecavizlikte müthiş bir acziyet görüyorum” diye yazdı.
‘Yalaka ve şakşakçılara ihtiyacı yok’
Batu, ‘muhalefet etmesinin‘ sebeplerini de şöyle sıraladı: ”Hükümeti yeri geldiğinde övdüm ama çoğunlukla tenkit ettim; muhalefet etmek için muhalefet ettiğimden, takım tuttuğumdan, a partisini b partisine tercih ettiğimden değil. Tarafsızlığa verdiğim ehemmiyetten, dindar olmasam da kul hakkına ve etiğe olan inancımdan, farklı renklerin güzelliğine meftun olduğumdan yazdım. Ayrıca şunu da safça düşündüm: Bir güç odağının en çok ihtiyacı olan şey yalaka ve şakşakçı değil her kesimi dürüstçe eleştirip bir denge unsuru oluşturacak insanlardır.”
‘Kahraman değilim’
Milliyet’teki köşesine veda eden yazar, Türkiye basınında son dönemde görülen ‘eğilim‘e de dikkat çekerek, ”Medya gaziliğine de soyunacak değilim; ne ilkim, ne sonum, ne de kahraman. Sadece şahidim; öldürülen çocuklara, kine, nefrete, mezhepçiliğe, hırsızlığa. Ülkem faili meçhul, ben mi susacağım?” ifadelerini kullandı.
‘Yollarıyla övünen imparator’a ne oldu?
Pelin Batu yazısının sonunda Başbakan Tayyip Erdoğan’a dokundurmayı da ihmal etmedi: ”Vakti zamanında maveraünnehirin ötesinde bir imparator varmış. Yaptığı yollarla övünmüş, diktiği duvarlarla nam salmış. Heyhat Huang Ti, tarihe kitap yakan bir adam olarak kalmış, Çin seddini yaptıran destansı lider olarak değil. (Ayrıca, bütün yasakları bir nesil sonra ters tepmiş). Benden söylemesi…”