İktidar dediğin böyledir. Büyüdükçe büyüyesi gelir. Kadiri mutlak olduğuna iman eder. Kendisinin iman etmesi yetmez. Herkesi ikna etmelidir. Hâlâ ikna olmayanlar ise ancak düşmandır. Zaten ikna için düşmandan daha çok işe yarayan nesne nadir bulunur.
Bu hikâyenin mühim bir kısmıdır fakat kabul edelim tek başına iş görmez. Her yerde olmak isteyen iktidar kendi anlam dünyasını da yaratmak zorundadır. Bu anlam dünyasının gerçeklikle örtüşmesine ise lüzum yok. En kestirme ve amacına ulaşan yol alternatif bir gerçeklik yaratmak.
Bunca televizyon kanalı, gazetenin ele geçirilip yaratılmasının bir kerameti var. Zamanında kendilerine söven onca kerli ferli adam ile kadın nafile yere devşirilmedi. Gerçi bu devşirilenlerin de yeni kadrolar rüştünü ispat ettikten sonra ıskartaya çekilip siyasi bir arafta yitip gitmesi âdettendir ama zararı yok.
Neyse. Bu alternatif gerçekliğin pek sevilen bazı ezberleri var. Bunların da özelliği kısmen doğru ancak çokça çarpık olması. Bir kasaba panayırındaki komik aynalar gibi yansıttıklarının ne olduğunu sezmek mümkün. Ancak aynaya yansıyanlar çarpık. O panayırdaki komik aynaların bulunduğu odada fazlaca kalınırsa zamanla o çarpık yansımaları gerçekliğin kendisi zannetmek de mümkün.