Beklentiler, yılsonunda enflasyonun yüzde 30’un altına gerileyebileceğine işaret ediyor.
Ancak vatandaş açısından asıl önemli olan yıllık enflasyonun kaç olduğu değil; maaşının ve emekli aylığının her geçen ay ne kadar değer kaybettiği.
Çünkü enflasyonun düşmesi, fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Fiyatlar artmaya devam ediyor, yalnızca artış hızı yavaşlıyor. Ücretler ve aylıklar ise artırıldıkları ilk günden itibaren yeniden enflasyon karşısında erimeye başlıyor.
Bunun en somut örneğini asgari ücrette görüyoruz. Yedi ayda asgari ücretin alım gücü binlerce lira eridi…
1 Ocak 2026 itibarıyla net 28.075,50 TL olarak belirlenen asgari ücret, açıklanan enflasyon verileri dikkate alındığında bugün aynı satın alma gücünü koruyamıyor.
Ocak 2026’da 28.075,50 TL olan asgari ücretin Ağustos 2026 başı itibarıyla reel değeri
ENAG: 21.624,82 TL
İTO: 23.096,00 TL
TÜİK: 23.423,58 TL
Buna göre;
ENAG verilerine göre yaklaşık 6.451 TL
İTO verilerine göre yaklaşık 4.980 TL
TÜİK verilerine göre ise yaklaşık 4.652 TL tutarında satın alma gücü kaybı oluşmuş durumda.
Başka bir ifadeyle, asgari ücret nominal olarak değişmese de vatandaşın cebindeki paranın gerçek değeri her geçen ay biraz daha azalıyor.
Ekonomik istikrar yalnızca enflasyon oranının düşmesiyle sağlanamaz. Kalıcı başarı, ücretlerin ve emekli aylıklarının satın alma gücünün korunmasıyla mümkündür.